Salat Nedir? Dua Namaz ve Dosdoğru İbadet

Salat Nedir? Dua Namaz ve Dosdoğru İbadet

Salat ve selam, Allah’a; Nebiler ulusu Hz. Muhammed’in üzerine; sonrada onun arı ve temiz Ehlibeyt’in üstün kavim olan evladına ve ashabına olsun. Bu dua Hacı Bektaş-ı Veli’nin makalat isimli eserinin girişinde yer alır.

“Şüphesiz Allah ve melekleri o Nebi’’ye salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salat edin ve O’nun rehberliğine tam bir teslimiyetle boyun eğin (selam verin). Ahzâb / 56

Bu iki örnekte Salat örnek göstermek, örnek almak, desteklemek. Anmak, yönelmek, tabi olmak manasındadır ve vakit namazı manasında değildir.

Salat Nedir?

“Salat” (صلاة) kökeni hakkında iki temel görüş vardır ve her ikisi de Hz. Muhammed dönemde Salat; Allah ile olan bağı hiç koparmamak ve O’nun Resulünü ve yolunu takip etmekti.. Kelimenin Türkce’de yalın anlamı “dua” idi. Ancak bu, sadece ağızla yapılan bir temenni değil; insanın tüm varlığıyla Allah’a yönelmesi, kötülüklerden korunması, O’ndan yardım istemesi ve O’nu yükselmesi (Miraç) demekti.

“Ekimü’s-Salat” Ne Demektir?

Kur’an “Salat kılın” demez; “Ekîmü” (İkame edin) der. Bu kelime “ayağa almak”, “dikmek” ve “dos doğru hale getirmek” demektir.

“Bana ibadet edin, dosdoğru yol budur!” demedim mi? Yasin-61 gibi bir çok ayette belirtilen “dosdoğru” dua için dosdoğru olmak gerekir.

Salat; ayetlerde Dua, tebrik, tezkiye, tövbe, namaz, rahmet, münasebet, hareket, uyanış, bağ kurma, yöneliş, hatırlamak, ulaşmak, birleşmek gibi anlamlarda kullanılmıştır. Salat  Türkçeye bu anlamlarda çevrilmemiş Farca olan Namaz olarak çevrilmiştir. Kuran’ı Arapça okunmasında ısrar edenler salat kelimesine gelince Farsça olan namaz isminde ısrar etmişlerdir. Emevi müşriklerinin özünden kopardığı, Abbasi hükümdarı Cafer Bin Mansur’un mezhepçilik adı altında dua şekli kılıç ile dayatılıp İslam’ın şartı haline getirilmiştir.

Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler: “Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!” Ali İmran-191

Nice oruçlu vardır ki orucundan elde ettiği ancak açlıktır, susuzluktur. Nice geceleri ibadetle geçiren vardır ki o kulluktan elde ettiği şey, uykusuzluktur, yorgunluktur. Ne mutlu aklı başında olan ariflerin uykusu ve yemesi Hz Ali

Duayı kolaylaştırmak yine bir emirdir. Yöneticinin birinci duası adaletle, istişare ve işi ehline vermektir. Yargının birinci duası adaleti yerine getirmektir. Askerin birinci duası vatanı korumaktır. Polisin birinci duası suçu önlemektir. Alimin birinci duası ilim etmektir. Dede ve Hocanın birinci görevi yolu göstermektir.  Dervişin birinci ibadeti aşktır. Memurun birinci ibadeti hizmettir. Çobanın birinci ibadeti sürüyü doyurmak ve korumaktır. İşçinin birinci ibadeti üretmektir. Esnafın birinci ibadeti doğru tartmaktır.

O halde Kur’an’dan, kolay geleni okuyun! duayı yerine getirin! MÜZEMMİL-20

“Biz her ümmet için, kendilerinin uygulayacağı bir ibadet tarzı (mensek) belirledik. Öyleyse (ey Muhammed), bu konuda seninle tartışmasınlar. Sen onları yalnızca Rabbine çağır; çünkü sen, hiç kuşkusuz dosdoğru bir hidayet üzerindesin.” Hac-67

Hızır’ın Çoban’a namaz öğretmesi

Hızır (as) bir gün bir dağ başında koyunlarını otlatan bir çobana rastlar. Çoban, toz toprak içinde neşeyle yuvarlanmakta, taklalar atmakta ve adeta bir çocuk gibi yerlerde takla atmaktadır. .

Hızır yanına varıp sorar: — “Ey çoban, ne yapıyorsun böyle?” Çoban büyük heyecanla cevap verir: — “Namaz kılıyorum efendim”

Hızır,— “Böyle namaz mı olur? der ve ona namazı ve duaları öğretir.

Çoban mahzun olur, “Demek ben bunca zaman yanlış yapmışım” diyerek Hızır’ın öğrettiklerini yapmaya başlar. Hızır ise oradan ayrılır ve bir nehire gelince hırkasını suyun üstüne serer ve karşıya geçmeye başlar.

Tam nehrin ortasındayken arkasından bir ses duyar. Dönüp baktığında, çobanın suyun üzerinde kendisine doğru hızla suyun üstünde koşarak geldiğini görür! Çoban ağırarak der ki: — “Efendi! Öğrettiğin duayı unuttum, der.

Hızır, çobanın suyun batırmadığını görünce der ki: “Evladım, sen bildiğin gibi yap, bildiğin gibi yap devam et. Der.

Kuran alimi İsmail Dinçer Salat Nedir? Konulu yazısının bir kısmı söyledir.

Kur’ân’da salât kelimesi vardır.
Namaz diye bir kelime yoktur.
Namaz Farsça bir kelimedir.

Salât Arapça bir kelimedir. Arapçaya ise İbraniceden geçtiği düşünülür. Habeşce ve Süryanicede de vardır.

Kur’ân’da Salât;

Salât (Bakara 43 ve bir çok sûrede)
Salâtı ikâme (Nisâ Sûresi 103. Bakara 110)
Salâtı vustâ (Bakara Sûresi 238)
Salâtı dâimûn (Mearic Sûresi 23)
Salâtı sâhûn (Maun Sûresi)
Kada salât (Nisâ Sûresi 103)
Salâtı hafizun(Meâric Sûresi 34)
Tayr salât (Nur Sûresi 41)
Musalli (Bakara 25, Maun Sûresi)
Sallî (A’lî İmrân 39)
Salâh (Nahl Sûresi 119)
Salavat (Bakara 238)

gibi bir çok ayette değişik türevleriyle geçer. Her birinin deruni anlamları vardır.

Salât kelimesi birçok anlamda kullanılmıştır:

Dua, tebrik, tezkiye, istiğfar, namaz, rahmet, ulvî münasebet, ulvî bağlılık, ulvî irtibat, hareket, tahrik, bağlılık, yöneliş, Hakk’ı tefekkür etmek, okumak, buluşmak, ulaşmak, vâsıl olmak, birleşmek, gibi anlamlarda kullanılmıştır.

Salat Niye Yapılır?

Yüce Tanrı’ya ulaşmak için

Salat, Dua, Namaz niçin yapılır? Allah’a ulaşmak, Allah’a şükretmek ve dilekte bulunmak, af dilemek, bağlanmak, tabi olmak, yalvarmak için yapılır.

De ki: “Benim duam, kulluğum/bağışım, hayatım, ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” Enam 162

Kötülükten korunmak ve gönlü temizlemek:

Ey hakikat yolcusu Dua şeytan kovalamak için yapılmaz, dua Yüce Tanrı’ya ulaşmak için yapılır.

Ey insanlar! Sizi de sizden öncekileri de yaratan Rabbinize ibadet edin ki, korunabilesiniz.
Bakara-21

…Sen ancak Rablerinden için için korkanları ve duayı yerine getirenleri uyarırsın. Arınıp temizlenen, kendi benliği için arınıp temizlenir. Dönüş Allah’adır. Fatır-18

…size ayetlerimizi okuyor, sizi temizleyip arıtıyor,… Bakara-151

… Allah’ın ayetlerini okuyor, onları temizleyip arındırıyor, Ali-İmran-164

…Temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır o mescitte. Allah, temizlenenleri sever. Tevbe-108

…Melekler, canlarını temiz insanlar olarak aldıklarına şöyle derler: “Selam size, yapıp ettiklerinize karşılık olarak girin cennete!” Nahl-32
…Adn cennetleri ki, altlarından ırmaklar akar; sürekli kalacaklar içlerinde. Arınıp temizlenenlerin ödülü işte budur. Taha-76
…”Yalnız temiz bir kalple Allah’a varan kurtulur.” Şuara-89

Ancak Allah’ın samimi, temiz kulları kurtuldu. Saffat-74

Bütün varlık ALLAH’A Secde Halindedir.

Tüm varlık Yüce Tanrı’yı zikretmektedir. Bu zikir yaradılışın gereğidir. Tüm yaratılmış olan yaratıcının bir yansıması olduğu için hakikatte ondan başka bir şey yoktur. Benlikler kendi zindanında kurtulup hakikat meydanına girmeden bu gerçeği anlayamaz.

Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah’a secde eder. Rad-15

Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O’nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O’nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halîm’dir, Gafûr’dur. İsra-44

Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah’ı tespih etmektedir. Her biri kendine özgü DUAsını, kendine özgü tespihini bilmiştir…Nur-41

Başkasının ibadetini yargılayan kesin bir şekilde Allah’ın emrine karşı gelmiş demektir.

Rahmet Olan Dua, Lanet olan dua

Dos doğru dua Yüce Tanrı’ya ulaştıran ve kabul olan duadır. Temiz bir gönül ile yapılması, gizli yapılması, aşk ve samimiyet ile gönülden yapılması dışında şekil şartı yoktur. Her inanç gurubu kendi bildiği gibi duasını yerine getirir.

Riya Duası yapanları Yüce Tanrı Lanetliyor.

Lanet olsun o dua edenlerin ki,
Dualarından gaflet içindedir onlar!
Riyaya sapandır onlar/gösteriş yaparlar.
Ve onlar, kamu hakkına/yardıma/zekâta/iyiliğe engel olurlar. Maun 4 – 7

Dua ve İbadette büyüklenenler Cehenneme girecek

Rabbiniz dedi ki: “Bana dua edin, size icabet edeyim. Doğrusu Bana ibadet etmekten büyüklenenler; cehenneme boyun bükmüş kimseler olarak gireceklerdir. Münin-60

Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil
Yetmiş iki millet dahi elin yüzün yumaz değil (
Yunus Emre)

Dua için Tek Şart, Temiz olmaktır.

Ayakta, otururken, yan yatarken istediğiniz şekilde anabilirsiniz…

Yüce Tanrı’yı anmak, zikretmek yani dua etmek için tek şart temiz olmaktır. Temiz olmaktan mana kul hakkına uymaktır. Yüce Tanrı “Huzuruma Kul Hakkı ile gelmeyin” buyurmuştur.

Dua için gizli, gece ve temiz bir kalple yapılması gibi öncelikler olmakla birlikte şekil, mekan ve zaman şartı yoktur

Gönül temiz ve Yüce Tanrı ile olunca her mekan, her hal, her dua dost doğru olur. Yeryüzünün tamamı ibadet yeri, her düşünce eylem ibadet olur. At üstünde, yaya, arabada, iş esnasında, yatarken, otururken dua edebilirler.

İnsanlara zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır. Ama sıkıntısını çözdüğümüzde, kendisine dokunan bir zorluk yüzünden bize hiç yalvarmamış gibi çekip gider. Haksızlığa/aşırılığa sapanlara, yapmakta oldukları, işte böyle süslü gösterilmiştir. YUNUS-12

İbadet Dua, Salat, Namaz öz benliğinin içinde Gizli olmalıdır.

Rabbini, öz benliğinin içinde yalvarıp ürpererek, bağırtılı olmayan bir sesle sabah-akşam zikret. Sakın gafillerden olma! Araf 205

Rabbinize; boyun bükerek, gizlice/ürpererek yakarın. O, haddi aşanları/azmışları sevmez. Araf 55

Hani o, Rabbine gizli bir sesle seslenmişti de, Meryem 3

Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım.” Nuh 9

Gündüz Çalışma, gece ibadet ve dinlenme zamanıdır.

O, geceyi size bir örtü, uykuyu istirahat zamanı ve gündüzü de hareket ve çalışma vakti yapandır. Furkan 47

Şüphesiz gece ibadetinin etkisi daha fazla, sözler ise daha düzgün ve açıktır. Müzemmil-6

… dua, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur. Nisa – 103
… Rabbini çok an. Akşam-sabah tespih et!” Ali İmran-41
… gece saatlerinde secdelere kapanmış olarak Allah’ın ayetlerini okurlar. Ali İmran-113

Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar duayı yerine getir. Sabah Kur’an’ını da gözet. Çünkü sabah Kur’an’ı tanıklarca izlenmektedir. İsra-78

Hiç kuşkun olmasın, Rabbin senin durumunu biliyor. Gecenin üçte ikisinden daha azını, yarısını, üçte birini ayakta geçiriyorsun. Seninle beraber olanlardan bir grup da öyle. Müzemmil-20

O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın Taha -130

Böyle bir kimse mi Allah katında makbuldür,) yoksa gece vakitlerinde, secde halinde ve ayakta, ahiretten korkarak ve Rabbinin rahmetini umarak itaat ve kulluk eden mi? De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak akıl sahipleri öğüt alırlar. Zümre 9

gecenin bir kısmında ve secdelerin ardından da onu tespih et. Kaf 40
gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında O’nu tespih et. Tur 49
gecenin bir kısmında ona secde et; geceleyin de onu uzun uzadıya tespih et. İsra 26
Şüphesiz, biz onu Kadir gecesinde indirdik. Kadir 1
Melekler ve Ruh o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner.Kadir 4
Geceleri, Rableri huzurunda secde ederek, ayakta durarak geçirirler. Furkan 64
O’nu sabah-akşam tespih edin!
Azhap 42
geceleri pek az uyurlardı. Zariyat 17

…Sonra, karanlıkların bağrında şöyle yakardı: “Senden başka ilah yok, tespih ederim seni! Kuşkusuz, ben zalimlerden oldum.” Enbiya 87

Nebi ve Velilerin Duası – Hz. Muhammed’in Erenlerin Duası

Adem ile başlayan Nebiler Dua şekli, zamanı ve mekanı konusunda zamana ve toplumun idrakine göre davrandılar. Dua şekilleri hep nebilerden sonraki ümmetleri tarafından kural haline getirildi. . Hz.Adem dua ederken Habil ve Kabil’de dua ediyordu. Hz. Musa dua ederken Firavun’da dua ediyordu. Hz.Muhammed ve Münafıklar birlikte, Müşrikler ise Kabe’de dua ediyordu.

Hz. Muhammed’in Hira Mağarasındaki Bin aydan hayırlı dua ve orucu

Hz. Muhammed kırk yaşına kadar değişik zamanlarda Hira Mağarasına gider, bir haftadan kırk güne kadar dua, zikir oruç ile geçirirdi. Kırk yaşında,yine Hz. Muhammed hira mağarasında daha yazılı Kuran’dan bir ayet inmemişken ve kendisinin resul ve canlı kuran olduğunu tebliğ etmemişken dua ve oruç ibadetindeydi. Mutfak yok, yatak yok, yemek yok ve çok az ekmek ve hurma gibi hazır yiyecekler ile Cihat-ı Ekber yani nefsi ile büyük savaşı kazanarak Nuru gördü ve melekler Kadir gecesi onun huzuruna geldiler. Ve o gece bin ayından daha hayırlıydı. ”Bir anlık/saatlik tefekkür, doğrusu bir yıllık nafile ibadetten üstündür”. Hadisi ve Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır.(Kadir-3) suresi nefiste nura yükselen hakikati en çarpıcı şekilde anlatır.

Bunlar, dualarında süreklidirler. MARİÇ-23
Hiç ara vermeksizin gece gündüz tespih ederler. Enbiya 20
Ey iman edenler! Allah’ı çok anın!
Azhap 41

Aşk imamdır bize gönül cemaat dost yüzü kıbledir daimdür salat. Yunus Emre

En bilinen ise Hz Muhammed’in iki rekat namaz kıldığı Ve Hira mağarasında hangi duaları okuduğunu, şeklinin asıl olduğunu,  ne kadar süre dua ettiğini bilen bir Allah’ın kulu yoktur. O bedeni ile tam teslim olur, ruhu ile Miraç eder Yüce Tanrı’nın huzurunda olurdu.

Günümüzde Hz Muhammed’in veya erenlerin namazını kıldığını iddia edenlere tek sözümüz şudur; sizin de huzurunuza meleklerin iniyor mu? Veya duanız kabul oldu mu?

 

Hacı Bektaş’ın Susam Yaprağının Üstünde iki rekat namaz kılması

Horasan pirleri, Hacı Bektaş Hünkâr’a, piriniz, mürşidiniz kim, lütfedin, söyleyin, meşrebiniz kimdendir, bu keramet, bu vilâyet, size nerden geliyor dediler. Hacı Bektâş-ı Velî, sizlerden kim, susam yaprağı üstiine seccade salar da iki rik’at namaz kılarsa biz, onu şeyhliğe kabul edelim, özümüzü ona teslim edelim dedi. Bu sözü duyan drenler, şaşırıp kaldılar, siz dediler, şu susam yaprağının üstüne sâccade salar, iki rik’at namaz kılarsanız hepimiz, sizi pîr ediniriz, sizden fahir, hırka giyeriz. Derken cihan kutbu Hazreti Hünkâr, hemen abdest alıp seccadeyi mübarek eline aldı, Tanrı adiyle, Tanrı emriyle dedi, seccadeyi saldı. Seccade, ululuk ıssı yaratıcı Tanrının kudretiyle havada durdu. Bunun üzerine o ruhlar hulâsası, niteliksiz ve zevâlsiz Tanrının rahmeti Hünkâr Hacı Bektâş-ı Velî, seccade üstüne çıkıp Tanrı dergâhına iki rik’at namaz, kıldı. Oradaki horasan erenlerinin hepsi gelip Hünkâr’a teslim oldular.

ve Hz Muhammed buyurmuştur ki:”  namaz müminin miracıdır.” bilmen gerekir ki o hangi namaz r ki müminin miracıdır. onun için dünyada abdest (temizlenip) alıp, ahirete gusül etmesi (Ruhu dünyadan arınması, maneviyatı temiz olması) gerekir ve kendi nefsini kurban etmesi gerekir ve fena denizinde cevelan etsin ta ki bekaya (Sonsuz Nura)  ulaşsın; Böyle bir Salat miminin miracıdır. Hacı Bektaş-ı Veli (Makallat)

Hz. Musa ile Çoban’ın Dua Kıstası

Musa, yolda bir çoban gördü. Çoban, şöyle söylenip duruyordu: “ Ey kerem sahibi Tanrı! Neredesin ki sana kul, kurban olayım. Çarığını dikeyim, saçını tarayayım. Elbiseni yıkayayım, bitlerini kırayım.. Ulu Tanrı, sana süt ikram edeyim. Elceğizini öpeyim ayacığını ovayım. Uyuma vaktin gelince yerceğizini silip süpüreyim. Bütün keçilerim sana kurban olsun. Bütün nağmelerim, heyheylerim senin yâdınladır Tanrım!

O çoban, bu çeşit saçama sapan şeyler söyleyip duruyordu.

Musa “Kiminle konuşuyorsun?” diye sordu.

Çoban, “ Bizi yaratanla, bu yeri göğü halk edenle” diye cevap verince, Musa dedi ki: “ Vah, vah, sen sersemlemişsin. Daha Müslüman olmadan kâfir oldun, Bu ne saçma söz, bu ne küfür, bu ne olmayacak şey? Ağzına pamuk tıka. Küfrünün pis kokusu dünyayı tuttu. Küfrün, din kumaşını yıprattı.”

Musa daha bir çok şey söyledi ve Çobanın gönlünü ateşlere yaktı. Musa’ya Tanrı’dan şöyle vahiy geldi: “ Kulumuzu bizden ayırdın. Sen ulaştırmaya mı geldin, yoksa ayırmaya mı? Âşıklara her nefeste bir yanış var. Yıkık köyden haraç, âşar alınmaz”

Musa Tanrıdan bu azarı duyunca çöle düşüp çobanın ardınca koştu. Musa nihayet onu çölde bulup gördü. Dedi ki: “Müjdemi ver! Tanrı’dan izin geldi. Hiçbir sebep ve tertip yolu arama; daralan gönlün ne isterse onu söyle!”

Mevlana Muhammed Celâleddîn-i Rumi – Mesnevi, C. II, beyit: 1720-1815

Her kişi kendi ibadet şeklini bir başkasına dayatmaktan vazgeçmeli ve İbadet konusunda kararın ibadet edilen Yüce Tanrı’ya ait olduğunu unutmamalıdır.

De ki: “İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül Hüsna O’nundur. Duanda sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut.” İsra -110

Bana namaz kılmaz diyen ben kılarım namazımı
Kılarsam kılmazsam ol Hak bilir niyazımı
Yunus Emre

Hz Muhammed gece ve gizli dua ederdi…

Kalk, birazı hariç olmak üzere geceyi; yarısını ibadetle geçir. Yahut bundan biraz eksilt. Müzemmil-3

Öyle erler vardır ki, bir ticaret de bir alış-veriş de onları Allah’ın zikrinden/Kur’an’ından, duayı yerine getirmekten, zekât vermekten alıkoyamaz. Onlar, kalplerle gözlerin döneceği/yer değiştireceği günden korkarlar. NUR – 37

Bir bölük halk sevap için Allah’a kulluk eder; Bu kulluk tacirlerin kulluğudur. Bir bölükte Allah’a korkudan kulluk eder, buda kölelerin kulluğudur. Bir bölükse Allah’a şükrederek kullukta bulunur: İşte hür kişilerin kulluğu budur. Hz ALİ

Salat Adem’den Hz. Muhammed’e hep vardı

Zekeriyya dedi: “Rabbim,bana bir belirti ver!” Allah buyurdu: “Sana belirti şudur: “İnsanlarla üç gün, işaretleşme dışında konuşmayacaksın. Rabbini çok an. Akşam-sabah tespih et!” Ali İmran-41

“Beni, bulunduğum her yerde kutsal ve bereketli kıldı. Yaşadığım sürece bana duayı, zekâtı önerdi.” Meryem– 31

“Ey Rabbimiz! Ben, çocuklarımdan bir kısmını senin kutsal evinin yanındaki, ziraata elverişsiz vadiye yerleştirdim ki, duayı yerine getirsinler, ey Rabbimiz! Sen de insanlardan bazı gönülleri, onlardan hoşlanır yap. Çeşitli meyvelerle onları rızıklandır ki, şükredebilsinler!” İbrahim-37

Mûsa’ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve duayı yerine getirin! İnananlara müjde ver. Yunus-87

Dediler ki: “Ey Şuayb! Dua’n mı emrediyor sana, atalarımızın tapar olduğunu terk etmemizi yahut mallarımızda dilediğimiz gibi davranmaktan vazgeçmemizi? Esasında sen; gerçekten yumuşak huylu, olgun bir insansın.” Hut-87

Daha sonra bir başka duyuru yönelttim. Ve onları gizli gizli de çağırdım.” Nuh 9

Semah Aşıkların Duasıdır, Evren’in dilidir.

Bakıp görmediler mi, Allah’ın yarattığı şeylerin gölgeleri bile, sağ ve sollarından boyunları bükük bir halde, Allah için secdelere kapanarak dönüyor. Nahl-48

Hacı Bektaş Veli’den

Haşa ki Semahımız oyuncak değildir
İlahi bir aşktır, salıncak değil,
Her kim ki Semahı bir oyuncak sanır
Mümin diye namazı kılınacak değildir …

Secde, Kıble, Abdest, Zikir, Mescit, Cuma Ne demek?

Rükû: Eğilmek, kabul etmek, rabi olmak.

Kıyam :Ayakta durmak, doğrulmak, Huzura çıkmak, huzurda olduğunu bilme

Tesbih: Allah’ı noksan sıfatlardan uzak olduğunu unutmamak, bilmek.

Secde : Kabul etmek, Tabi olmak, bağlanmak teslim olmak anlamındadır. Secde Adem’e inen nur ve sıradır. Tüm Melekler Yüce Tanrı’nın emri ile Adem’e secde etmiştir.

Kıble : İzlenen yol, ulaşılmak istenen menzil, örnek alınan yer manasındadır. Kıble Nebi ve Velilerin menevi makamlarıdır. Hz. Muhammed önce Hz. İbrahim Nebiyi takip etti, sonra Hz. İsa, Hz. Musa, Hz. Süleyman gibi nebileri takip etti, Sonra Tekrar Hz. İbrahim’e dönerek Nebilerin bir (Tevhid) olduklarını v hepsine imanın esas olduğunu gösterdi.

Aşk imamdır bize gönül cemaat dost yüzü kıbledir daimdür salat. Yunus Emre

Abdest : Temiz olmak, kul hakkı olmamak, perde olan düşünce ve öğretilerden arınmaktır. Cemaat ibadetinde ilk sorulan soru rızalık, kula hakkı olmama sorusudur.

Zikir : Her varlık kendi yaratılışına uygun davranmasıdır. Dervişlerin zikri aşk ile Yüce Tanrı’yı anmak ve uygun yol izlemek ile yapılır.

Zikren Kesîrâ (ذكراً كثيراً): Sadece dil ile söylemek değil; Hz. Peygamber döneminde “zikir”, Allah’ı hayatın her anında (savaşta, ticarette, ailede) hatırlayıp O’na göre davranmak, yani “Allah ile olduğunun idrakinde olmak” demekti.

Mescit : Manası Aşka uyanan, Yüce Tanrı zikrinde olan gönül demektir. Toplu İbadet yapılan yer ise görünen manasıdır. Dünya’da ibadet edilen ilk yerler evlerdir. Hz. Muhammed bir Medine’de mescit yaptı ve riya için yapılan bir mescit yıktı. Mecid-i Haram; bedeni Mevcid-i Aksa; gönlü, ruhu, nuru temsil eder.

Cuma : Nebilerin cemaatinden olmaktır. Cemevi, Cami bu cemaatin toplantı yeri manasındadır. Cuma gün değil Hz. Muhammed’in yolunda, cemaatinde, huzurunda olmak demektir. Cuma suresi Dünya’yı terk etin nebilerin yolundan, huzurundan, cemaatinden ayrılmayın mesajıdır.

Kabe: Ademin gönlü, nebilerin gönlü Kabe’dir. Medine’deki Kabe Hz. İbrahim’in makamından dolayı Kabe ismini almıştır.

Gerçek Kabe’ye varalım gerçek mescide girelim
Gerçek su ile yunalım çün illetimiz”. (Yunus Emre)

Hz Muhammed, Ehlibeyt ve Kuran’a göre hazırlanmıştır.

Kuran Meali : Yaşar Nuri Öztürk ve diğer mealler

Nihat Vural
Cemhaber.com

ilk Yayın: 22 Nisan 2015

Güncelleme: 28.09.2024

 

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,

There are no comments yet

Why not be the first

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir