Oruç: Bedenden Ruha Uruç ve Kurtuluşa Erenlerin Yolu
İÇİNDEKİLER
Oruç: Bedenden Ruha Uruç ve Aşk ile Arınma Yolculuğu
Oruç, insanlık tarihi kadar eski, ruhun arınma ve olgunlaşma yolculuğunun en güçlü ibadetlerinden biridir.
Orucun Kur’an’daki karşılığı savm /siyam kelimesidir ve “uzak durmak, bir şeye karşı kendini tutmak ve geri durmak demektir. Hakikatte oruç; yaradılış icabı alışkanlıklardan Hakka fani olarak el çekmektir. Nitekim bir Kutsi Hadis’te şöyle buyurur: “Oruç benimdir ve onu kendim ödüllendiririm.”
Zahirden Batına Orucun İcrası ve Üç Mertebesi
Orucun zahiri beden ile batını ise gönül iledir. Nebiler, Dünya işlerini bırakır cinsellikten uzak az yer, az uyur yoğun bir ibadet ile nefislerini ıslah eder, orucu tamamlardı. Devamında hep oruç halinde olurlardı.
Kalbin orucu, Dilin orucundan, dilin orucu karnın orucundan hayırlıdır. Hz Ali
Hacı Bektaş-ı Veli’nin Makalat eserinde belirttiği üzere oruç üç mertebedir:
- Savm-ı Avam – görünen oruç: Karın ve belin orucudur; kişiyi zinadan ve haramdan korur.
- Savm-ı Havas – İlim Sahiplerinin orucu: Gözü Hak olmayan her şeyden, kulağı batıl sözden, dili ise hak dışı konuşmaktan korumaktır.
- Savm-ı Havasü’l-Havas -Gönül orucu: Nebiler ve velilere mahsustur. Gönlü Hak’tan başka her şeyden korumayı esas alır. Hz. Ali bu makamı şöyle tarif eder: “Dünya bir gündür ve biz onda orucuz.”
Kur’an’daki Tüm Oruçlar ve Anlamları
Kur’an’da oruç; aylara, Milletlere, mekana hapsedilmemiştir. Orucun süresi kişinin arınmasına bağlıdır. Nebiler farklı zamanlarda aynı mana üzerine oruç tutular. Furkan(*) tüm Nebilere verilmiş, Kadir gecesi ayı ve günü bilinmemiş, Kuran her ay yirmi üç yılda inmiştir. Yunus Emre’nin, “Oruç, namaz, gusül, hac hicaptır âşıklar / Aşk ondan münezzehtir, aşk dinden taşradır” sözü, orucun aşka ulaşmaya vesile olduğunun nişanesidir.
“İnsanın asıl rızkı Allah’ın nurudur. Boğaza bağlı rızık ise hayvani rızıktır. Oruç tut da o nurani rızka yol bul.” Hz. Mevlâna
- Nefsi ve kalbi Arındırma, Furkan’a ulaşma, Teslimiyet Bakara 183, A’râf 142, Fecr 1-2 “on gece”, Meryem 26 Süre: Sayılı günler ve Bir gün, 10 Gün, 30 Gün, 40 Gün
- Hac ve Allah’a Yönelişi engelleyen İmkansızlıktan kurtulma Orucu – Bakara 196 – Süre: Toplam 10 Gün (3 günü yöneliş sırasında/hacda, 7 günü ise geri döndüğünüzde)
- Hatalı Söz ve Yeminlerin telafisi, Dili Terbiye Orucu – Maide 89 – Süre: 3 Gün
- Yanlışlıkla İnsan öldürmenin Telafi Orucu – Nisa 92 – Peş peşe 2 Ay
- Eşine anam, bacım diyenlerin yeminden (Zıhar) Arınma Orucu – Mücadele 4 Süre: Peş peşe 2 Ay (Eşine yaklaşmadan önce)
- Allah’ın yolunda olanların Av Yasağın İhlali Orucu – Mâide Suresi 95 – Süre: Öldürülen hayvanın dengi bir ceza / onun karşılığı kadar gün oruç
Tarihsel Kırılmalar: Ramazan ve Muharrem
Muharrem;Haram kılınan, yasaklanan, kutsal olan demektir. Ramazan; Şiddetli sıcaklık ve kızgın yer, tozları temizleyen yağmur kelimelerinden alınmıştır. Manası ise nefsin yakılması, günahların pişmanlık ve gözyaşı ile temizlenmesidir. Her ay Haram işlenmemeli, her ay günahlar yakılmalı ve Kuran’ın güzel ahlakı yaşama inmeli.
Nuh’un Gemisinin tufandan kurtulması, Musa ve Kavminin Firavundan kurtulması, Hz. Muhammed’in Mekke’de Müşriklerin zulmüne karşı Fecr Suresi’nde “Andolsun fecre, On geceye” itikâfa girmesi, Hz Muhammed ve ümmetinin müşriklerden kurtulup Medine’ye gelip Museviler ile oruç tutması, Nebilerin mucizevi kurtuluşları, zamanları bilinmese de hep “Aşura” (onuncu gün) merkezli olarak birleşmiştir.
Müşrikler on üç yıl Müslümanların Kabe’ye girmesine ve Haç yapmalarına haram aylarda bile engel oldular. Emeviler’de Muharrem’de Kur’an ahlakı için canını veren Hz. Hüseyin ve Ehlibeyt evlatlarını Kerbela’da şehit etiler. Bu tarihten sonra Muharrem’de tutulan oruç bir mateme dönüştü. Emeviler, zulümlerini unutturmak için Ramazan’ı manadan koparıp Muharrem’i yok sayarak ayları yarıştırdılar.
Dünya ve İnsanları Terk: Nebiler ve Velilerin Oruç Mirası
Hz. İbrahim her ay üç gün, Hz. Musa Tur-u Sina’da, Hz. İsa çölde, Hz. Muhammed ise Hira Mağarası’nda günlerce oruç ve itikaf ile kalbini arıtmıştır. Hz. Meryem ise Hz.İsa hakikatini anlatmak için oruç tutmuş ve o gün insanlarla konuşmamıştır.
“Oruç kuyusunda sabret ki, Yusuf gibi can mülkünün sultanı olasın.” Hz. Mevlâna
Bakara 183. Ayeti orucun amacını ve nasıl tutulması gerektiğini açıklar; “Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır, Umulur ki takva sahibi olursunuz (korunursunuz).”
Bakara 184 orucun süresini arınana kadardır (Size yazılan oruç) sayılı günlerdir. ..” Ve tutulamaması halinde başka gün tutmak veya kurban kesmek, yoksula yardım etmek, hayır yapar, köleleri özgürleştirmek önerilir.
“Nice oruç tutanlar vardır ki, oruçlarından kendilerine kalan sadece açlık ve susuzluktur. Nice gece ibadet edenler vardır ki, ibadetlerinden kendilerine kalan sadece uykusuzluktur.” Hz. Muhammed
“Ramazan ayı ki; insanlar için bir yol gösterici, rehberliğin açık kanıtları ve (hak ile batılı) ayıran bir ölçü (furkan) olan Kur’an onda indirilmiştir. İçinizden kim o aya tanık/erişirse onda tutsun (oruç tutsun)… sayıyı tamamlamanızı…” Bakara-185
Bakara-185 ile nefsin yakılması anlatılır. Zira, bir tane toprak altında fanı olmadan içindeki filizi bitiremez. Nefis yanıp sönmeden da aşk gönle inmez. Pişmanlık ateş ile nefsi, yakıp gözyaşı ile günahları temizle. Hak ile batılı ayıran gönül ile Kuran ahlakını yaşama indir. Bakara-186 ile … o Bana dua ettiği anda karşılık veririm…Allah kullarına her an cevap verdiğini ve yardım etiğini müjdeler.
Bakara-187 ile Nebiler gibi oruç tutmakta zorlananlar Dünya ve maneviyatını dengeleyerek oruç tutabilir. Dünya ve gönül birbirini tamamlayan iki kanattır, Dünyaya gönül vermeden orucu kolaylaştır. Karanlıktan aydınlığa çıkana kadar Allah’ın fikrinde, zikrinde ol. Aydınlığa çıkınca yaşamını aşk ile tamamla.
Hakikat Yolunda Teslimiyet
Şemseddin Yeşil – Hz Muhammedin Aleyhisselatu Vesselam eserinde yazar. Bir oruç günü Hz. Muhammed huzurundakilere bir karpuzun kesilmesini ister. Yanındakiler “Ya Resulallah, bugün oruçtur” diyerek karpuzu kesmezler. Hz. Ali huzura gelince, Peygamber aynı isteği ondan rica edince, Ali hemen bıçağa uzandı. Resulullah, “Ya Ali, oruç olduğunu unuttun mu?” diye sorduğunda İlmin kapısı olan Ali şu muazzam davranışı gösterir: “Bana orucu öğreten kendisi tut dedi, tuttum; şimdi ye diyor, yiyorum.”
Bu teslimiyet, Şura Suresi 23’te “Tebliğime karşılık sizden, yakınlarıma (Nebiler, Ehl-i Beyt, Erenler) sevgiden başka bir bedel istemiyorum” beyanının aşkla yaşanmasıdır.
Oruç, insanı hayvani sıfatlardan sıyırıp “Yeryüzünün Halifesi” olma makamına yükselten ilahi bir merdivendir. Hz. Muhammed’in buyurduğu gibi: “Nefsini bilen, Rabbini bilir” ve “Ölmeden önce ölünüz” manasına ermektir.
Kaynalar
- Kuran-ı Kerim
- Ehlibeyt ve Ehlibeyt Ocakları
- Ali’nin sözleri – Gurerü’l-Hikem (Hikmetlerin İncileri).
- Rûmî, Mevlâna Celâleddin. (2012). Mesnevî-i Ma’nevî. (Çev. Veled İzbudak, Gözden Geçiren: Abdülbaki Gölpınarlı). (Cilt V, Beyit: 1073 ve 1746).
- Gölpınarlı, Abdülbâki. (2006). Yunus Emre: Hayatı, Sanatı, Şiirleri.
- (*)Bakara 53, Enbiya 48, Enfal 29
Bu yazının hazırlanmasında Gemini yapay zeka Uygulamasından faydalanmıştır.
Son Düzenleme : 06.05.2026