Ehlibeyt ne demektir? Ehlibeyt kimlerdir?

Ehlibeyt ne demektir?

Ehlibeyt ne demektir? Sözlük anlamıyla “ev halkı” olan Ehl-i Beyt, Hz. Muhammed’in hanesini ve onun manevi mirasını devam ettirenleri ifade eder.

Ehlibeyt kimlerdir?

Rasulullah örtüsünü alıp kendisi ile birlikte Ali, Fatima, Hasan ve Hüseyin’in üzerine örttü ve Ey Ehl-i Beyt! Hic kuskusuz Allah sizden her tür pisliği gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” Ahzap,33. ayetini okudu ve “Bunlar benim Ehl-i Beyt’imdir” dedi.“‘Tathîr’ (tertemiz arındırma), bu topluluğun manevi saflığını ve kötülüklerden uzak tutulmasını vurguladı. Bu vasfa sahip Selmani Farisi’yi’de Ehl-i Beytinden sayıldı.

Ehlibeyt’e Pençe-i Al-i aba da denir. Bu ifade elin beş parmağı ile sembolize edilir. Nebiler, Veliler ve Ehlibeyt’in özellikleri birçok ayette anlatılır.

 “Ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden Allah rızası için sarf ederler” Bakara-3

 “İşte bunlar Rabb’lerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenlerde bunlardır.” Bakara-5

“İman edip de salih ameller isleyenler yaratılmışların en hayırlısıdır.” Beyyine-7

İmam Ali, Hz Muhammed’in yatağına yatar ve canını ortaya koyar, hicret günü “İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’ın rızası için kendini feda eder… Bakara-208 ayeti ile müjdelenir.

Hz Muhammed  Necran Hiristiyanlarını kendi tebliğini tanımaya davet eder. Onlar da din adamlarından oluşan bir heyetle Medine’ye gelirler. Mescid-i Nebi’de ibadetlerini istedikleri gibi yaparlar. Konu Hz. İsa’nın doğumudur. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu savunan fikre karşı Muhammed O doğmamıştır, doğurmamıştır. Ayetini okur ve tepkiyle karşılanır.

 “Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekişenlere de ki : Geliniz, sizler bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı, biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı, çağıralım, sonrada dua edelim de Allah’tan yalancılar üzerine lanet edelim” Ali İmran-61 suresini okuyup Nacran alimlerini tartışmaya davet eder.

Hz. Resulullah tartışmaya Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’i çağır ve şöyle buyur.. “Allah’ın laneti yalancılar üzerine olsun mu?” Bunun üzerine Necran alimleri Ehlibeyt’i bir orada görünce tartışma davetine katılmazlar.

Hz. Muhammed’in nuru Ehlibeyt’ten devam etti.

 …Soyumuzdan da sana teslim olan müslüman bir ümmet oluştur. Bakara 128 ile Hz. İbrahim dua eder. Hz. Muhammed Hz. İbrahim soyundan ve nurundan gelir.

Hz. Muhammed erkek evladı ölünce kendisine “senin soyun kesildi, ölünce de dinin de ortadan kalkacak derler. Bunu üzerine Kevser suresi iner “Kuşkun olmasın ki, ebter/soyu kesik, seni kötüleyenin ta kendisidir!” Kevser-3 ile Hz. Muhammed’in soyu kesilmez  Kızı Fatma ve yeğeni Ali’den devam eder.

…Ganimet/kazanç olarak elde ettiğiniz şeylerin beşte biri Allah’a, resule, yakınlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışa aittir. Allah herşeye kadirdir. Enfal 41 ile yardım edilecek kişilere Resulün yakınları da dahil edilir.

Gadir Hum hutbesinde iki cihan serveri Ali’nin elinden tutarak

 “Kuran ve Ehl-i Beyt’imin ipine sımsıkı sarılın. Kevser Havuzunda her iki emanet birbirinden ayrılmadan bana ulaşacaktır” ve “Ehl-i Beyt’imin hali, Nuh’un gemisi gibidir. Gemiye binenler kurtulur, binmeyenler helak olur.” sözü ile örnek gösterip sevgi talep etmiştir.

Allah’ın, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur. De ki: “Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum.” … Şûrâ 23

Hz. Muhammed’den sonra Müslümanlar cehaletten kurtulamadı, zalim yöneticiler başlarından eksik olmadı. Kan ve gözyaşı son bulmadı.

Nehc’ül – Belaga’da İmam Ali emanete sahip çıkılmamasını şöyle anlatır.

“ Rasulün vefatın’dan sonra bir bölük, gerisin geriye topukları üstünde döndüler; sapıklık yolu onları helak etti; şüphelere uydular, zanlara dayandılar; Hz. Rasul’ün yakınlarından başkalarına tabi oldular; sevmeleri uymaları buyrulan sebebi terk ettiler; yapıyı temelinden söküp başka yere götürdüler; kurulduğu yerden başka yere kurdular…”

Erenlerin Gönül Dünyasında Ehlibeyt

Anadolu irfanı Ehlibeyt sevgisiyle yoğrulmuştur. Erenler, pirler ve ozanlar; Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatıma, İmam Hasan ve İmam Hüseyin’i nurun kaynağı olarak görmüş, bu sevgiyi Hakk’a varan yolun en güvenilir rehberi kabul etmişlerdir. İşte bu büyük yolcuların dilinden Ehlibeyt hakikati:

Yunus Emre: Ehlibeyt’i evliyalığın ve şehadetin zirvesi olarak niteler. Yunus’un diliyle bu muhabbet şöyle dökülür:

“Şehidlerin serçeşmesi, evliyanın bağrı başı, Fatma Ana gözü yaşı, Hasan ile Hüseyin’dir. Hazreti Ali babaları, Muhammed’dir dedeleri, Arşın iki gölgeleri, Hasan ile Hüseyin’dir.”

Kul Himmet ve Pir Sultan Abdal: Ehlibeyt, dertlerin dermanı ve yolun ışığıdır. Kul Himmet’in dizeleri, bu teslimiyeti en yalın haliyle haykırır:

“Ehlibeyt’e canım kurban, onlardır derdime derman.”

Fuzûlî ve Kerbela Ağıtı: Fuzûlî için Ehlibeyt’e duyulan sevgi, acı ve vefa ile harmanlanmıştır. Kerbela’yı “bela çölü” olarak gören şair, o büyük çileyi hissetmeyen gönlün vefa lezzetini alamayacağını söyler:

“Ehl-i Beyt’in anarken her lahza gözyaşını, kanlı gözden gözyaşı akıtmak ayıp değil! Bu musibet yaşının bir damlasına Mahşer’de, bin rahmet denizi mükafattır Allah’tan bil!”

Niyâzî-i Mısrî ve Vahdetin Sırrı: Mısrî, Ehlibeyt sevgisini canından aziz bilmiş ve bu uğurda yaşadığı çileleri bir lütuf olarak görmüştür:

“Evlad-ı Rasûl’ü sevdim ve yoluna cân u başımı kurban eyledim diye fakiri bu azâba giriftâr eylediler.”

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî: Mevlânâ için Ehlibeyt, ilahi aşkın ve yüksek ahlakın zirvesidir. Hz. Ali’ye olan hayranlığını şu sözlerle dile getirir:

“Sen ilim şehrinin kapısı ve ilim güneşinin şuasısın. Sen Allah’ın aslanısın, pehlivanısın, cesurusun.” Ayrıca Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in çocukluklarındaki o derin nezaketi, insanlığa örnek bir ders olarak sunar: “İşte bu, o çocukların sahip oldukları üstün ahlak ve fazilettir.”

Ey hakikat yolcusu için Ehlibeyt Aynadır.

Ey hakikat yolcusu Ehlibeyt temiz olduğu için Hz. Muhammed’in aşk abasının altına girdi. Her kim ki temizlenir, arınırsa o kişi kurtuluşa erenlerden olur ve Ehlibeyt’ten sayılır. İmam Cafer-i Sadık ” Bizim ismimizi kullanıp da ahlakımızla yaşamayanlar bizden değildir.” sözü bu hakikati net çizgilerle ifade eder. Hacı Bektaş-ı Veli “Evladım evladır, yolumu süren ondan evladır” sözü ile “dosdoğru yol” üzeri olduğunu ifade eder.

www.cemhaber.com

09.02.2020

Kuran ve Ehlibeyt ışığında hazırlanmıştır.

Nihat Vural

.

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,

There are no comments yet

Why not be the first

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir