Hacı Bektaş Veli ve Yeniçeriler

Yeniçeri Ocağını Piri : Hacı Bektaş Veli

Abdal Musa DergahıHacı Bektaş Veli, yeniçeri ocağının manevi koruyucudur. Yeniçeriler; ocaklarına Ocak-ı Bektaşiyan, kendilerine ise, Taife-i Bektaşiyan, Güruh-i Bektaşiye, Zümre-i Bektaşiye gibi isimler vermişlerdir. Yeniçeri ocağında daima Hacı Bektaş-veli temsilcisi olarak bir Bektaşi babası bulunurdu.

Ocak geleneği gönülde aşk ateşinin yakılmasını temsil etmesi ile kendisine yer bulan aşk erenlerinin yoludur.

Hacı Bektaş-ı Veli manevi kurucusu olmakla birlikte fiili olarak Abdal Musa Yeniçeri ocağına mührünü vurmuştur. Bursa’nın fethine Geykli Baba gibi erenler ve Yeniçeri ile katılmıştır. Bu mühür Abdal Musa dergahının kubbesinin üstünde bulunan çatallı kılıçtır. Yeniçeri bayrağında çatallı kılıç aynı zamanda “Nur-u Ali’dendir ona ol yadigar” gülbenginde Zülfikar olduğu yüzyıllar boyunca söylenmiştir.

 

Yeniçeriler gülbengi (Gül peygamber ve velilere işaret eder. Gülbeng; peygamber ve evliyaların gönül dualarıdır)

Allah Allah illallah

Mazharı Nur-i Ali’dendir ona ol yadigar.
Nare-i düldül ederdi arşı âla da karar.
Şad hazare bin kâfiri bir narada etti şikar.
Dedi: Arslanım Ali’dir, kudretine girdikar.
Lâ fetâ illa Ali
Lâ seyfe illa Zülfikar

Koydular başın ol şahın Kerbela Meydanına.
Bastılar parmakların Şah Hüseyin kanına
Urdular miskin pelitle kıymadan gerdanına
Bu hakaretler yaraşmazdı o şahın şanına
Düşmeden kanı yere, ol demde çağırdı gübar
La fetâ illa Ali

Le seyfe illa Zülfikar
Padişahım çok yaşa
Devletinle bin yaşa

Yeniçerilerin gülbengi de şöyleydi:

Allah Allah illallah

Baş üryan, göğüs kalkan, dide al kan, sine püryan
bu meydanda nice başlar kesilir, hiç olmaz soran
kahrımız, kılıcımız düşmana ziyan
kulluğumuz, padişaha ayan
sayılmayız parmakla
tükenmeyiz kırmakla
üçler, beşler, yediler, kırklar
Nur-u Nebi, Kerem-i Ali, keramati veli
Gülbang-i Muhammedi
Pirimiz, Hünkarımız, üstadımız Kutb-ul arifin Hacı Bektaş-ı Veli
dem-ü devranına hü diyelim
hûûû…

Yeniçeriliğin kapatılmasına giden süreç.

Yeniçeri BayrağıYeniçeri ocağı kültür ve inanç olarak Hacı Bektaş-ı Veli’ye bağlı olmakla birlikte idari ve siyasi olarak ise Osmanlı hanedanlığına bağlıydılar. Yeniçerilerin hanedanlığa ve Hacı Bektaş-ı Veli’ye bağlılığı sorunlar olsa da hiç kopmamıştır.

Yeniçeriler padişah değiştirme konusunda birçok uygulama içinde olmuşlardır. Buna rağmen hanedanlığı yıkıp kendileri başka bir iktidar kurmamışlardır, başka bir iktidar kurmayı dahi düşünmemişlerdir.

Yeniçeri erleri yeminlerine sadık, sözünde duran, yiğit askerlerdir. Yeniçeri ocağının bozulması tarihte çokça atıf yapılan bir konudur. Yeniçeriler mi? Yoksa hanedanlık mı bozulmuştur? sorusu cevap bulmalıdır. Elbette bozulan önce hanedanlık ve yönetim olmuştur. Bu bozulma, saltanatın kutsal olduğu ve saltanat için her şeyin mubah olduğu anlayışının hanedanlığa yerleşmesi ile olmuştur.

Osmanlı padişahları zamanla zevk sefaya dalmış, hizmet yolundan uzaklaşarak makam ve hırslarına yenik düşmüşlerdir. Padişahlar zamanla Hacı Bektaş’a bağlılığını unutarak Hacıbektaş dergahını kontrol altına almaya çalışmışlardır. İlk uygulama Yavuz Sultan Selim ile birçok Bektaşi dergahlarına cami yapılmış, mescitlere minare eklenmiştir.

Muhammed mescidini örnek alan dergahların camiye çevrilmesinin altında yatan tek gerçek dergahların padişah tarafından kontrol edilme isteğiydi. Zira dergahlara padişahların yönetici ataması imkansızdı, camiler ise padişahın denetimindeydi ve padişahın camilere etki etmesi ve halkı inanç olarak yönlendirmesi daha kolaydı.

Daha sonra 1550 yılında Sersem Ali Baba’nın dergaha atanması ile iç işleyişine müdahale edilmiştir.

1826 yılında II. Mahmut, Yeniçeri kışlalarının içinde yeniçeriler varken toplarla yıktırmış, Belgrat ormanın kaçan yeniçerileri ormanla birlikte yakmış ve yeniçeri ocağını kaldırmıştır. Bu da yetmemiş Hacı Bektaş-ı Veli dergahı kapatmış ve Bektaşi babaları sürgüne gönderilmiş ve bazı babalar idam edilmiştir.

Sonra tahta çıkan Abülaziz tekrar Hacıbektaş dergahlarını açmıştır.

Yeniçerilerin gönlü Hacı Bektaş-ı Veli’de kılıçları ise Osmanlı hanedanlığının emrindedir. Bu kılıç doğru kullanılınca fetihler yapılmış, yanlış kullanılınca ise kan dökülerek alınan topraklar tekrar kaybedilmiştir.

Son Yeniçeri Mustafa Kemal

Mustafa Kemal Yeniçeri kıyafeti ileYeniçeri ocağının katliamla ortadan kaldırıldıktan sonra kurulan Osmanlı ordusu hiçbir savaşı kazanamamıştır. 1826 yılından 1919 yılına kadar geçen sürede kazanılan tek savaş olan Çanakkale destanı ise ordunun ve padişahın zaferi değil halkın zaferi olmuştur.

Bu yenilgiler son yeniçeri Mustafa kemal Atatürk’e kadar devam etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk son yeniçeri olarak yok oluştan, zafere giden yolu açan komutan olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk Sofya’da askeri ateşe olarak görevli iken Bulgaristan’ın ulusal günü anmasında düzenlenen baloya Yeniçeri kıyafeti giyerek katılmış ve başta Bulgar Kralı Ferdinand olak üzere baloya katılanların beğenisini kazanmıştır.

Günümüzde mehteri siyasi olarak kullananlar mehterin piri Hacı Bektaş-ı Veli inanç ve kültürünü yok sayıyorlar. İstanbul’un fethini kutlayanlar Yeniçeri inanç ve kültürünü silmek için mücadele ediyorlar.

Nihat Vural

www.cemhaber.com

09.01.2021

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19Daha fazla mesaj var Hacı Bektaş Veli Kategori
Sizin için önerilen
Allah, Adem ve Yaratılış

Allah, Adem ve Yaratılış Salat ve selamda önce, Allah telanın bütün alemi onun sevgisi yüzünden...