Dersim Katliamını Yapanları Açıklıyoruz

Dersim Katliamı ve Dersim harekatı farklı farklıdır.

İşin tuaf tarafı bilgi kirliliği halkımızı tamamen kuşatmış durumdadır. Devlet yönetimine hakim olan anlayış ise olayı görmemezlikten gelmeye devam ediyor. Zira hakim olan anlayış Atatürk’ün hakim kılmaya çalıştığı anlayış değildir. Hakım olan anlayış Yavuz (Zalim) sultan selim-İdris-i Bitlisi’nin saltanatcı anlayışıdır. Bu anlayış beşyüzyıl boyunca Türkmenleri ve Ehlibeyt ocaklarını asimile etmek için her türlü yöntemi denemiştir. Aşiretlerin başına Kürt beylerini atamak, sürgünler yapmak, katlim yapmak gibi yöntemleri sürdürüp gelmiştir.

Dersim 38 gerçeğinin iki temel unsuru vardır.

1 – Mustafa Kemal Atatürk’ün Dersim’i islah etme projesi ve Dersim İsyanı

2 – Dersim katliamı

Mustafa Kemal Atatürk’ün Dersim’i islah etme projesi ve Dersim İsyanı konusunda daha sonra detaylı açıklama yapılacaktır. (Tunceli Harekatı, Dersim Kırımı)

Bu yazımızda Dersim katliamını anlatacağız. Dersim katliamını yapan anlayışı anlatacağız.

Öncelikle Atatürk’ün kurtuluş mücadelesine karşı çıkan kesimlerin Dersim katliamını görmezlikten gelmelerinin nedeni nedir.?

Atatürk’ün devrimlerine her fırsatta karşı çıkan kurtuluş savaşı komutanları ve önderlerinin Dersim katliamı konusunda hiç konuşmamaları ve dersim katliamını görmemezlikten gelmelerinin nedeni nedir.?

Kurtuluş savaşına katılan ve ilk meclise mebus olan Mustafa Zeki Saltık’tan nakil aşağıdaki bilgileri değerlendirmenize sunuyorum.

Atatürk Dersim’in sorunlarını çözmek için kalkınma hamlesi başlatıyor. Ayrıca dersim aşiretlerine çağrıda bulunarak Türkiye’nin istediğiniz bölgesinde yerleşme imkanı sunuyor.
Dersim’in kendine buyruk bazı aşiretleri ve beyleri Atatürk’ün bu projesine karşı geliyorlar.

Atatürk projesini Dersim milletvekillerine Dersimlilerin burnu dahi kanamayacak sözü ile başlatıyor. Ayrıca devlet görevlilerine kesinlikle Dersim’halkına zulüm yapılmayacak diye emir veriyor.
Dersim islah çalışmaları başlarken Osmanlı anlayışına göre yetişmiş devlet görevlileri bölge insanına “Katli Vacip” anlayışı ile davranıyorlar. Halkın desteğini ve güvenini almak için gerekli çalışmaları yapmıyorlar.
Fakat Atatürk’ün hastalığının arttığı dönemde Dersim’de eşi benzeri görülmemiş ve isyana iştirak etmemiş bilerce insan katlediliyor.

Mustafa zeki Saltık Sivas kongresinden sonra Atatürk ile Hacı Bektaş’a gelmiş, devamında ilk Mebus olarak kurtuluş mücadelesine katılmış Atatürk’ün devrimlerine tam destek vererek
Atatürk’ün en yakınında bulunmuş ve onun desteğini kazanmış bir kişidir. Saltuk beyliği ve Saru Saltuk ocağının mensubu olması nedeni ile Dersim de çok sevilen ailenin evladıdır.

Mustafa Zeki Saltık:
– Dersim katliamını haşa, haşa, Atatürk yapmamıştır.
– Dersim katliamını yapan Başbakan Celal Bayar, Genel Kurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak, Orgeneral Salih Omurtak ve Orgeneral Kazım Orbay’dır.

Bu bilgi bizzat Mustafa Zeki Saltık’tan duyan Saru saltık evladı Haydar Dede’den alınmıştır.

Maraşal Fevzi Çakmak inanç ve dünya görüşüne uygun olarak Eyüp’te “katli vacip” fetvacılarının arasında defnedilmiştir..

Eyüp El Ensari – Türbesi Eyüp’tedir.
Peygamber evlatlarını öldüren ve İslama uydurmalar ekleyen Emevi hükümdarı Muaviye ve Yezit’in ordusunda bayraktarlık yaptığı söylenmektedir.. (Peygamberin gerçek dostları Emevi anlayışını asla benimsemez. Eyüp El Ensari’nin Emeviler ile ilgili bilgileri uydurmadır .Eyüp El Ensari bir derviş gibi İstanbul’a gelmiş ve burada piyerloti sırtlarında ümrünü tamamlamıştır. Gösteriş, riya ve saltanattan uzak bir kişidir. Türbe yeri uydurmadır.Eyüp El Ensari’nin kabrinin piyerloti sırtlarında olması rivayetler arasındadır. )

Muaviye ve Yezit ayrıca Orta Asya da Arap, Fars ve Türkmenlere büyük katliamlar yapmıştır.

İdris-i Bitlisi türbesi Eyüp’tedir.
Yavuz Sultan Selim ile anlaşma yaparak doğuda Türkmen Alevileri katleden ve geri kalanları da Şafi Kürt yaparak asimile eden sözde bir alimdir.

Ebusuud Efendi – Mezarı Eyüp’tedir.
Şeyhulislam-
Türkmen Alevilerin katlinin vacip olduğunu , kestiklerinin yenmediğini, çocuklarının ve kadınlarının helal olduğunu fetva vererek katliam yaptıran Osmanlı Şeyhulislamdır..

Maraşal Fevzi Çakmak – Mezarı Eyüp’tedir.

Dersim Katliam emrini bizzat vererek binlerce Dersim’liyi katleden kişidir.

Bu sebeple dersim katliamı Kerbela vakası olarak değerlendirilmiştir.

Bu katliamın amacı Alevileri Mustafa Kemal Atatürk’ten koparmaktır. Bu kadro daha sonra Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimlerini ortadan kaldırmak için karşı devrimi yapan kadronun için de yer almaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk’ü Dersim Halkının gönlünden silip atamamışlardır.

Dersimliler Katliamı yapan zihniyetin Yavuz Sultan Selim – İdrisi Bitlisi anlayışı olduğunu çok iyi bilmektedirler.

Bunu gibi bir anıyı İstanbul Sütlüce’de tarihi bir mekan içinde kurbanlık satan Erzurum’lu bir kişiden dinlemiştim.

Kendisi Kürt kültürüne mensup olan bu beyin dedesi Dersim 38 hareketinde komutanların birinin emir askeri görevini yapmaktaymış.

Dersim 38 de Kutu deresi denilen bölgede askerler seher vakti bir gurup insana rastlarlar.
Komutan : Gidin bakın bakalım kim var.
Komutanın emri ile kalabalığa bakan emir askeri gelerek
Komutanım kadın ve çocuklar var…
Bunu üzerine komutan: hepsini öldürün… yılanın başını küçükken ezin…
Bunu üzerine askerler kadın ve çocuklardan oluşan kalabalığın üzerine yaylım ateşi açılarak tamamını katlediyorlar.

Bir başka gerçekte askerlerin çoğunun doğu ve güneydoğulu olduğu gerçeğidir. Zira Dini gericilikle büyüyen bölge insanı Alevileri öldürünce cennete gideceklerine inanıyorlardı…

– Dersim katliam emrini veren Mareşal Fevzi Çakmak Atatürk’ün olayı duyması üzerine acele dersime gelerek katliamı yarıda kesmiş ve katledilme aşamasında yüzlerce kişinin katlini Atatürk’ün emri ile yine kendisi durdurmuştur.
– Köyümüzde 1938 yılında buna benzer bir olay yaşanmış köy meydanına toplatılan köylüler, kan ter içinde gelen bir atlının getirdiği ferman üzerine bırakılmış, haberi getiren atlının emrini öncelikle ret eden komutan haberi getiren atlının ısrarı üzerine katlim yapamamış köylülere hakaret ederek köylüleri bırakmıştır.
– Bölge halkı emri veren kişinin Mareşal Fevzi Çakmak olduğunu bilmediği için son katledilenlerin Mareşal Fevzi Çakmak tarafından kurtarıldığını sanarak Mareşal Fevzi Çakmak’ı yad ettiler. Oysa Katliam emrini bizzat Mareşal Fevzi Çakmak vermiştir.
– Genelkurmay arşivlerinin derhal açıklanarak dersim katliamı sanıklarının kimler olduğu gözler önüne serilmelidir. Mustafa Kemal Atatürk’e iftira atanlar böylelikle açığa çıkacaktır.
– Düşmanına dahi insan muamelesi yapan ve dersim mebuslarını yanından ayırmayan Atatürk’ün katliam yapması mümkün değildir. Dersim mebusları bunun en canlı şahitleridir.

Dersimin meselesi Türklük, Kürtlük, Ermenilik değildir.
Dersimin davası 73 millete bir bakmaktır…İnsanlık yolundan gitmektir.
Dersimin davası Kerbelanın davasıdır.
Bunun en canlı örneği Seyit Rıza’nın ipi kendi boynuna takması ve Dersim’lilerin kan davası gütmemesidir.

Bir kere zalim olacağıma, Bin kere mazlum olurum. Hz Ali

Nihat Vural
yayın : 01.01.2012
derleme : 15.11.2014
Cemhaber.com

87Yorumlar

  • Cemhaber dedi ki:

    Sayın Selin Hanım katliam 1938 ağustos ayında yapıldı. Bu tarihte Sabiha Gökçen dersim hareketinde olmadığı gibi dersimde de değildi. https://www.acarindex.com/dosyalar/makale/acarindex-1423902436.pdf Arşiv Belgelerine Göre 1937-1938 Dersim İsyani Tuğba Doğan çalışmayı tavsiye ediyorum. objektif eleştiriler ile daha iyi sonuç alacağımıza inanıyorum. Tabi yaralı gönüllerin değerlendirmeleri de başımızın üzerinde yeri var. Saygılarımızla

  • Cemhaber dedi ki:

    Selin hanım ithamınız için teşekkürler. Gerçekler acıdır. Ayrıca https://www.cemhaber.com/tunceli-harekati-dersim-kirimi-1937-1938.html yazımızda konuyu detaylı olarak ele aldım. Objektif eleştirilerinizi yaparsanız memnun olurum.

  • Selin dedi ki:

    dünyanın ilk ve en başarılı kadın pilotu olma provalarıni orda yapma gereği duymuş heralde,

  • Selin dedi ki:

    Ne güzel kandırmışsin kendini mutlu olmak geçmişi unutmak için, aldaticida olsa güzel bir yol, devam et, iyi geliyorsa sana

  • Selin dedi ki:

    kesinlikle sizinle aynı fikirdeyim

  • Cemhaber dedi ki:

    Sayın Hakkı bey yaptığınız yorumun yazımızla bir alakası yok. Siz yazımızı iyi okuyun. ayrıca bize CHP ithamı yapmanız şaşılacak bir şey. İki Kılıçtaroğlu’nun İhsan Sabri Çağlayan ile yaptığı söyleşiyi daha iyi araştırmanızı rica ediyoruz…Bu söyleşide yaptığınız yorum ile alakalı olmadığını side anlayacaksınız…Ayrıca utanılacak bir sözümüz olmadığı gibi utanılacak bir yazımızda yoktur…

  • Haklı dedi ki:

    Bırakın yalan yere insanları kandırmaya gerçekleri konuşun … Kılıçdaroğlunda ses kaydı var o günün emrinin kimin verdiğine atatürkün alevileri nasıl katlettiğine dair anlatılmış konuşmalar var … Artık bırakın yalan kpnuşmalarıda geeçkeleri anlatın … Dersim katliamna dair emri kimin verdiğini bildiğiniz halde hala CHP yandaşlığı yapmaya utanmıyomusunuz

  • Cemhaber dedi ki:

    Ne yazımızı okumuşsun, ne de anlamışsın aklındaki yanlış bilgilere göre yorum yapıyorsun. Edeb Ya HU!

  • Cem dedi ki:

    Senin gibi Alevi olmaz olsun. Daha atalarının katiline tapıyorsun. Gerçi senin Alevi olduğun da şüpheli..

  • Cemhaber dedi ki:

    Sayın Ali Haydar bey yorumunuzu Özllikler sabiha Gökçen kısımına katılmıyorum. Sabiha Gökçen katliamda yer almamış, Nefsine uyup kimseyi öldürmemiştir. Sabiha Gökçen konusunda daha iyi araştırma yapmak gerekir kanısındaım. Atatürk her türlü ayrımcılığa karşı gelerek halka dayalı bir cumhuriyet kurdu. Haliyle bilerce yıllık gelenkleri ve anlayışları değiştirmek kolay değildir. Dersim meselesinden çıkarmamız gereken ders her türlü ayrımcılıklar mücadele ederek yeni katlimaların önüne geçmek, medeniyeti ülkemizde yerleştirerek halkımızın barış içinde yaşamasını temin etmektir.

  • Ali Haydar dedi ki:

    Slm Canlar,

    ne yazıkki ozamanın zehiri daha bugün bizi halk olarak hasta ediyor!!!

    Bugün nasıl Derin Devlet denilen yaratık varsa, ozaman da vardı!

    Bu system çok kolaydır, ve taha 5000 senelik bir tarihe dayanır:

    1.Bir ülke veya Bölgeyi almak için önçe Halkını kırman lazım veya birbirine kırdırman lazım!

    2. Bunun için ne lazım: Yalakalar veya Yezid (nalet olsun) zihineytini destekliyen alçaklar lazım!

    Görüyoruzki bu düşünçe yanlışı bizi daha çok rahatsıs edeçektir!

    Önemlisi olan huruntularımızı bir yana bırakıp kalbimizi ve mantığımızı kulanarak doğruyu öğrenmemizdir!

    Dersim açıdır, kandır, zalimlikdir yezidlikdir ve insanlığa ve hayata saygısıslıktır!

    Sabiha Gökçenin orayı bombalarken insanların ölmesi veya ölmemesinin bir önemi yoktur, saaten orayı bombalamsı onu yezid (nalet olsun) eder ve Atatürkün düşünçesine layık kılmaz!

    1. Atatürk ehlibeyt soyundan olan (baba ve ana tarafından) olan bir insandır!

    2. Ehlibeyti sevgisi ile Vatanımızı kurtaran bir Liderdir.

    3. Türk,Kürt,Zazaki,Arap veya Alevi,Sünni demeden milletini seven bir Liderdi!

    Böyle bir Insan, nasıl gidip kendi Milletine zulüm ve soykırım eder!

    Dersim halkı o açı sırasinda birde daha kötü bir Katliama uğramış:

    1.Assymilation ve kirma düzenine, o halde insanların Atatürke kin tutması normal gibi gelir çünkü saaten bu aşağlık zihiniyetin oyunu buydu!!!

    Insanlara derin bir yara açarak onnarı kin ve öfke ile doldurup, kendi oyununa kulanmakdır!

    Bugün aynı systemi Amerika orta doğu projesinde kulanmakda!!!

    Şii-Alevi kesimini Sünnilerile birbirine kırmak ve bunnarı yezid Wahabi Suudi zihiniyeti ile kökünden çözmek dir!

    Ozaman bunu radikal dinçi kürt Ağalar ile Dersim katliamına kadar getirdiler ve bunça çanı wahşi bir şekilde şehit etdiler!

    Ben Dersimli olarak büyüklerimiz ile çok konuştum:

    1.Doğrudur Atatürke suç veren vardır ama daha daha çok büyük bir kesim Atatürkden ayrılmadı!

    Ve böyleçe onnarın oyunu bozuldu, ve onnar şu an o çoçukların, kadınların, yaşlıların ve tüm çanların ahı ile çehenemde yanıp kül oliyor!!!

    Çok yaşlılar anlatırdıkı, bizi aşırı dinçi Kürt ve Türk kesminden gelen ve Kor osmaniye adı ile adlandırılmış yezidler kırdı, yaktı ve şehit etdiler!

    Atatürk Dersimi seven bir Liderdi, onnarı yanından uzak tutmiyan ve onnar için en iyisini isteyen bir Önderdi!

    Dersimin Atatürk konusu neydi:

    1. Dersimlileri yalınış sözde Zaza Ağa diye geçen aşırı kürtçü dinçilerden kurtarmak ve Ağalığı kaldırmakdı!

    2. Ağaların pis tavrına ve soymalarına kafa tutarak ve Dersim Halkına özgürlük ve Bilim vererek onnarı kurtarmakidi, çünkü o gördüki Dersimlilerin Açısı osmanlıdan kaynaklaşıyor!!!

    Bugün bu zihiniyet herzamanki gibi bunu deniyor!

    1. Niye Aleviliği yüreksiz bir halde konuma getiren devletin başındakı yeni Yavuzlar, dersim olayını sözde çözmek düşünçesi ile ortaya getirip ve özür dilediler yilana benzer bir şekilde?

    Pir Seyit rıza için mi ?

    Aleviler için mi ?

    Zazakiler için mi ?

    Bellidir niye :

    Atatürk ile Alevileri ayırmak ve oy toplamak için!

    Niye:

    Zaman geldimi – Bunnar insan eti yer diyip, bunnarın çanı bize helaldır diyip onnarı öldürün demektir!

    En iyisi biz biraz kendimizi çözelim ve kalbimizi dinliyerek doğruyu ortaya çikaralim!

    Çünkü dilin kemiği yoktur, döner de döner!

    Yoksa daha niçe Deniz Gezmişleri, Seyit Rızaları ve Pirsultanları kaybedeçeğiz ve Katliamları yaşiyaçsğız!!!

    Bizim bugün herzamandan Fazla Atatürke sahip çıkmamız lazım ve doğruyu görmemiz lazım ançak böyle yezidleri uzaklaştırabiliriz.

    Cem Habere ve doğru konuşan ve araştıran herkese buradan saygı ve selamlar diliyorum.

  • Cemhaber dedi ki:

    Öncelikle Cumhuriyetin hiç bir uygulamasında katliam ve ırkcılık ifade eden bir emir ve yazılı belge bulamazsınız.
    Mezhepci ümmetcilikten, aşiretcilikten ve cemaatcilikten cumhuriyet yönetimine geçmek için yapılan çalışmalara ırkcılık demek mümkün değildir. Zira bölgedeki ağalar ve şıhlar cumhuriyete karşı çıkmışlardır.
    anadoluda başlıbaşına ayrı bir ırk yoktur. Kavimlerin birleşmesi ile oluşmuş bir millet ardır. Atatürk bu konuyu yasal olarak gayet dikatli olarak ortaya koymuştur. Türk milletini Türkiye’yi kuran halk olarak tarif etmiştir. Elbette devleti yöneten kadrolar arasında farklı düşünen ve uygulama isteyen yöneticiler vardır. Bunu dersim raporların da görebiliriz. Özellikle Fevzi Çakmak’ın başında bulunduğu ekip dini gericilik etkisinde olan kişilerdir. İsmet İnönü’de Atatürk’ten ayrı düşünceye sahip bir kişidir. osmanlının son dönemi mezhepci ve ümmetci bir anlayış hakimdir. Neden diğer doğu ve güneydoğu illerinde katliam yapılamış? Madem 1925 yılında katliam karar alındı katliam 1925 yılında neden yapılmamış? bu pilan sadece Tunceli için mi çıkarılmış? Madem 1937 yılında katliam kararı alınmış, dersim operasyonu başladığı 1937 yılında neden yapılmamış? Ayrıca bilerlerce yıllık tarihi içinde kendisini Kürt olarak tanımlamamış Dersim’de bu operasyon neden yapılmış? 1938 yılının Temmuz ayına kadar katliam olmadığı gerçeğini neden görmezlikten gelmeye devam ediyorsunuz. 1935 yılında katliam kararı alındığını söylüyorsunuz oysa alınan kararlar gayet açıktır ve içinde katliam kararı yoktur. Bu kararların doğruluğu, uygulamalar esnasında yapılanlar elbette tartışmaya açıktır. Dersim operasyonlarının ilk başladığı tarih dersim civarındaki aşiretlerin tarihsel düşmanlık anlayışı ile devlete şikayetleri ile 1932 yılında başlamıştır. maraşal Fevzi Çakmak 1932 yılında Erzincan ziyaretinde gelen şikayetler üzerinde sürekli dersime operasyon yapılmasını devlete uygulatmaya çalışmıştır.1935 yılında Maraşal Fevzi Çakmak’ın dersime operasyon yapma isteği hükümet tarafından geri çevrilmiştir. Bu kararların bu olaydan sonra devletin içindeki Atatürk karşıtı kadro tarafından alındığı gerçeği neden dikate alınmaz? Ayrıca milletin malına namusuna göz dine dersim in başı bozuk aşiretlerini nenen görmezlikten geliyorlar?

  • Balê dedi ki:

    Dersim Katliamı’nı anlamak için Cumhuriyet Devleti’nin kuruluş felsefesi olan ırka dayalı ulus devlet anlayışının “siyaset belgesi” niteliğindeki “Şark Islahat Planı”na (1925) bakmamızda yarar var. Bu planın özü ve özetini dönemin Başbakanı İsmet İnönü şöyle formüle etmiştir: Vazifemiz, Türk vatanı içinde bulunanları mutlaka Türk yapmaktır. Türklüğe ve Türkçülüğe muhalefet edecek unsurları kesip atacağız. Vatana hizmet edeceklerde arayacağımız nitelikler her şeyden evvel o adamın Türk ve Türkçü olmasıdır.”

    ATLİAM KARARI

    Ve katliam kararı alınır. 31 Aralık 1935 tarihinde yürürlüğe giren ve 1 Ocak 1940’a kadar geçerli olacağı ilan edilen kanun, çok partili rejime geçilen 1946 yılı sonuna kadar yürürlükte kalır.

    YASANIN ARDINDAN, KATLİAM EMRİ BAKANLAR KURULUNCA VERİLİR

    Çıkarılan “Tunceli Kanunu”nun ardından, askeri yığınak yapılır ve Dersim’e yapılacaklar için Bakanlar Kurulu kararı alınır. 4 Mayıs 1937 yılında alınan kararlarda şunlar vardır:

    “Son günlerde Tunceli’de vukua gelen hadiselere dair raporlar 4-5-1937 tarihinde Atatürk’ün ve Mareşal’in huzurları ile tetkik ve mütalaa edilerek ….dersim katliamın sorumlusu sizin ulu önderinizdir. Onun imzası olmadan hiç bir şey yapılmazdı.

  • Cemhaber dedi ki:

    Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi’ye aşık olanlardan bahsediyorsunuz herhalde.

  • MezraBotan dedi ki:

    CELLADINA AŞIK OLMUŞ BİR MİLLET

  • Cemhaber dedi ki:

    Bu kadar kör cahil insanlara laf anlatılmaz. Bir kere önce yazımızı okuyun. iftiralar, küfürler yapmayın. Tabi okumayı anlamayı biliyorsanız. Belgeler ortada diyorsunuz anlatın da bizde bilelim. Sabiha Gökçen’in bombalamasında nasıl mağaranın içine bomba girer. O zamanın şartlarında bu mümkünmü? Uçaklardan bomba atıldı diye katliama uğrayan bir dersimli bile yoktur. Bu konuda sözlü tarihi inceleyebilirsiniz. Genç kızları subaylara dağıttı diyorsunuz bu kadar kara cehalet olurmu? Subayların aldığı sahipsiz kalan çocuklardan ibarettir. Bu çocuklar ile ilgili bir çok anlatım yine ortada. Bu çocuklar için bir namus meselesi olmamıştır. Siz Atatürk’e laf edeceğinize yüzyıllardır Alevi kanı dökenlere bakın. Atatürk yüzyıllarca kan döken bu katli vacip anlayışa son veren kişidir. Dersim katliamını yapanları yazımızda anlattık be cahil bir oku…

  • Tolga dedi ki:

    Katliam emrini atatürk verdi, belgeler ortada, kızıda kullandığı uçakla bombalayarak mağaralara sığınanları zehirledi, genç kızları da subaylara dağıttılar. Hal böyleyken hâlâ atatürkün bokunu yiyorsunuz, siz alevilerde hic mi onur kalmadı ya. Ben alevi değilim ama insan olarak dersim katliamı içimi acıtmıştır

  • Bülent dedi ki:

    Biad ettiremedikleri için herşey ,, emri kimin verdiğinin hiç önemi yok.. Evlad’ı Kerbela’ya zulüm herzaman her yerde devam ediyor malesef…

  • Eren dedi ki:

    Bırakın da herşeyi Çanakkale Savaşı’nda esir düşen düşman kuvveti komutanına savaşa yakışır bir şekilde rencide etmeden iyi bakılmasını sağlayan bir önderi katliamla suclayamazsiniz

  • Cemhaber dedi ki:

    Celal Bayar’ın konuşmasının arka planını bilmiyorum. 10 Kasım 1938 yılına yakın biz zaman. Celal Bayar’sağcılığı veya solculuğundan ziyade iktidarda olabilmek için ne kadar taviz verebileceği ile ilgili konuya cevap vermek gerekir. Bazen insanlar sadece iktidarda kalabilmek için çok yanlışlar yapabilirler. Celal Bayar’ın devrimleri koruyamadığı veya yeterince korumadığı düşüncesindeyim. Katliamı kimin durdurduğunun cevabını bulursanız sonuca daha kolay varabilirsiniz. Bu işin sonu iktidarda olanların tavrına bağlı. Ya ülkede ayrışmalar derinleştirilecek yada halk ayrışmaya karşı çıkacak.Ülkemizde ortak değerlerden birisi olan Atatürk sevgisi yıkılırsa ortaya çıkacak ülke saltanatçı ve bireyin haklarının olmadığı bir ülke olur. kanımca halk bu oyunu bozacak.

  • Ahmet dedi ki:

    Anladım efendim. Fakat Dersim Harekâtı bittikten sonra dediğim gibi, 1 Kasım’da Bayar’ın Atatürk adına okuduğu bir açılış konuşması mevcut. Atatürk’ten habersiz, çıkıp TBMM’de onun adına konuşma yapması bana pek gerçekçi gelmiyor. Yani Atatürk katliamı duyduysa, neden TBMM’de harekâtı övüyor? Olayın bu kısmını anlamadım.

    tbmm.gov/tarihce/ataturk_konusma/5d4yy.htm

    Evet, Bayar ve ekibi Türkiye’de Sağ geleneğin kurucularıydı ve birçok yerde karşı devrimci diye geçerler. Yine de, arşivler açılmış. Yani bu işin sonu ne olur?

    dunyabulteni./m/haber/200270/dersim-arsivi-mahkemede-coluk-cocugu-bombaladik

  • Cemhaber dedi ki:

    Katliamdan haberi olmuş. Haberi olduktan sonra Fevzi Çakmak’ı Dersim’e yolluyarak katliamı yarıda kestirmiş. Bu haberi Dolmabahçe sarayında hasta iken öğrenmiş. Dersimde bir soy kırım yoktur. Dersimde bir inanca ve kültüre ait kişilerin katledilmesi vardır. Katliam yapanların fikirlerini takip edersen işin aslı ortaya çıkar. Dersim raporlarında iki temel görüşü rahatlıkla analiz edebilirsiniz. Dersim’de ağalık davası güden, halkın malına ve namusuna göz dikenlerin sebep olduğu, devlet içindeki Dersim düşmanlarının ise işi katliama dönüştürdükleri bir acılar yumağıdır..

  • Ahmet dedi ki:

    Merhabalar efendim. Uzun bir aradan sonra yeniden geldim. Size en başta verdiğim belgenin, yani 6 Eylül 1938 tarihli ve Atatürk imzalı belgenin; katliam sona erdikten sonra imzalandığını fark ettim. Yani katliam 31 Ağustos tarihinde son bulmuştu ve verdiğim belge katliamın bitiminden birkaç gün sonra, 6 Eylül’de imzalanmıştı.

    Bu Kürt Milliyetçisi sitede, katliam dahil olmak üzere olayların tek tek kronolojisi çıkarılmış. Bu site, kanımca olayları en fazla çarpıtma potansiyeline sahip sitedir. Fakat bu sitede dahi, katliamın temmuz ayında başlayıp ağustosun sonuna gelindiğinde katliamın ve askeri harekatın tamamlandığı yazılıyor. Yani 6 Eylül 1938 tarihli, Atatürk imzalı belgenin katliamdan sonra imzalandığını ve bölgede genel bir tarama yapılmak amacıyla imza atıldığını söyleyebiliriz. Katliam esnasında Atatürk’ün çok hasta olduğunu da, “Atatürk’ün Son 300 Günü” isimli kitaptan okudum.

    Ayriyetten katliamın sorumluları, sizin de dediğiniz gibi Bayar ve Çakmak’mış. Youtube’de bununla ilgili birçok tanık videosu izledim. Birkaç ihtiyar, sizin de dediğiniz gibi “beyaz bezli atlı ulemâ askeri” mevzusuna değiniyor. Bazıları, “kendilerini bu atlının son anda kurtardığından” bahsediyor. Yani dediğiniz gibi, katliam yarıda klmş.

    Kafama takılan başka bir konu ise, aşağıfaki linkte yazanlar. Meselâ Atatürk son bakanlar kurulu toplantısını 9 Temmuz 1938’de Savarona yatında yapmış. Bazı tarihlerde, Celâl Bayar ve Çakmak ile; bazı tarihlerde Şükrü Kaya ile, bazı tarihlerdeyse dışişleri bakanı ve elçilerle görüşmüş. Hastalığının ilerlediğini biliyorum fakat devlet işleriyle bu kadar meşgulken katliamdan haberdar olmaması sizce mümkün müdür?

    Saygılar efendim.

  • Nevra dedi ki:

    O kadar sığsiniz ki.. sizi insan yerine koyup açıklama yapmak zaman ve enerji kaybından başka bir şey değildir.

  • Cemhaber dedi ki:

    Sizin Dersimli olma ihtimaliniz sıfır. İftira ve yalanlarınıza kendiniz inanıyorsanız bu sizin bileceğiniz bir şey. Bizim dedelerimiz işin aslını bilmiyorlar. Biz ise asla yalancı, kör ve iftiracı değiliz..Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi yandaşlarından hele hele hiç değiliz…Bizim millet, vatan ve ülke anlayışımız insana dayanır, insanlığı hedefler…Yedi Aleviyi, yedi Ermeniyi öldürürsen cennetin kapıları kapalı, sekizinciyi öldürürsen cennetin kapıları açılır diyen doğudaki dört yüz yıllık anlayışı yıkan Mustafa Kemal Atatürk’e dil uzatmak, iftira atmam kimsenin haddine değildir…İşte dersim katliamını yapan devletin içindeki bu kadrodur. Katliama katılan askerlerin çoğuda doğuludur…

  • Erkan kan dedi ki:

    Cem haber maşallah o katliamı yaşamış dedelerimizden nenelerimizden daha iyi biliyor herseyi ya bizim dedeler nenelerimiz yalancı veya kör yada sizler sahtekar yada kör ve aptalsınız

  • Cemhaber dedi ki:

    Celal Bayar bu sürecin en ilginç kişilerinden birisidir. Kendisi bu kadar Atatürk’e bağlı ise neden devrimlerini korumak için üzerine düşeni yapmadı? 1 Kasım konuşmasının Atatürk’ün bilgisi varmı acaba? Ayrıca Genelkurmay başkanı Fevzi Çakmak Dersim katliamını yarıda gelip durdurulduğunu söyleyen bir çok dersimli bulunuyor. Benim doğduğum köy olan Hozat, Torut köyündeki katliam da bu şekilde önlenmiş. Fevzi Çakmak’ı kim Dersim’e yolladı acaba. Atatürk katliam emri verdiyse Fevzi Çakmak katliamı emre karşı gelerek mi durdurdu? Ayrıca dersim meselesi 1932 yılında Maraşal Fevzi Çakmak’ın Erzincan’gelmesi ve eşkiyalık şikayetlerinin olması ile başlamıştır. Atatürk’ün planı hizmet ile sorunların çözümünden yanadır.Devlet içinde bir kadro ise Dersim’in ezilmesi yönünde önerilerde bulunmuştur. Dersim katliamını Atatürk yaptırsa neden onca devlet görevlilerine Dersim raporlarını tutturdu. Maraşal Fevzi Çakmak dersim bir çıban başıdır kökünden kazılması gerekir raporları ortada dururken neden Dersime gidip katliamı yarıda durdurdu? Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi anlayışını yıkan ve Dersim dahil doğu halkını özgürleştiren Atatürk niye katliam yapsın.? Dersim’e 1938 Temmuzunda sokulan 3 ordu askerlerine bunlar dinsiz, bunlar sünnetsiz diye yalan ve iftiralar ile katliam yaptıran anlayış devlet içinde kimin anlayışıdır.? Bu meseleyi çözmenin en kolay yolu bu anlayışa sahip devlet kadrolarını bulmaktan geçer.

  • Ahmet dedi ki:

    Yorumunuz için teşekkür ederim efendim.Ben Dersimliyim fakat Seyit Rızacı falan değilim.Kendisini hiç benimsemem,bu olayları çok araştırdım zaten;kendisinin yağmadan hırsızlığa,cinayetten tehdide kadar birçok suçunun olduğunu biliyorum.Hatta yalnızca Seyit Rıza ve diğer 5 isyancı aşırete yapılacak olan operasyonlara da karşı değilim,fakat katliam ve bu dönemdeki devlet politikalarının ne kadar korkunç olduğunu dinledikçe tüylerim diken diken oldu.Atatürk düşmanı bir gazetenin manşetini falan da gördüm,işte iki sözde belge çıkartmışlar ama bir belgenin altında imza yok,diğerinin altındaki imza taklit.Yani taklit olduğunu OdaTV’de açıklıyorlar.

    Efendim,Celâl Bayar’ın 1 Kasım’daki meclis konuşması mevcut,Atatürk adına bir nutuk okuyor ve bu nutuğu internette de bulabilirsiniz fakat nutuğun içeriğinde Dersim mevzusu da var ve Atatürk “Dersim mevzusunun son bulduğundan dolayı memnun olduğunu belirtiyor.Yani kafam karıştı ve ayrıca Celâl Bayar’ın avukatı da,Celâl Bayar’ın anılarını anlatırken Atatürk’ün Bayar’a “Yapacak bir şey kalmadı,vuracağız Dersim’i.” şeklinde bir sözü mevcutmuş Paşa’nın.

    Ayrıca okuduklarım kadarıyla Atatürk’ün Dersim plânının 35-36’da başladığını ve 38-39’da bittiğini ve her şeyin plânlı olduğundan bahsediyorlar.

    Ayrıca 1 Temmuz 2013’te Akşam gazetesinin bir haberine denk geldim dün.140 bin sayfalık arşivlerin tamamının Genelkurmay tarafından TBMM’ye veeilsiğinden bahsediliyordu.Yani ben tam olarak anlamadım,arşivler açıldı mı açılmadı mı 2017 itibarıyla?

    Arzederim efendim.

  • Cemhaber dedi ki:

    Sayın Ahmet bey
    İnsan hakkına saygılı olmak şartı ile her türlü inanç, düşünce ve siyasi görüşe saygılıyız.

    1 – Dersim mebusu olan ve Atatürk’ün yakınında sırlarını paylaştığı Mustafa Zeki saltık’ın yeğeninden dinledim. Haydar dede halen Tunceli ili Hozat ilçesinde yaşamaktadır.

    2 – Murat Bardak’cının bir televizyon programından öğrendim.

    3 – İsmet İnönü ile olan konuyu Dersim mebusu Diyağ Ağa’nın torunlarında duyan bir dostumdan öğrendim.

    Dersim raporlarında iki hakim görüş vardı. 1- Sorunlar hizmet ile çözülecek 2 – Bunlar çiban başıdır. Kökünün kaınması gerek. Atatürk birinci görüşü benimsemiştir. İkinci görüşü benimseyenler ise katliam yapmıştır. Tabi sözde ağaların namusuzluklarını ve hırsızlıklarını unutmayalım.

  • Ahmet dedi ki:

    Efendim,öncelikle cevap vermeyi unuttuğum için affınıza sığınıyorum.

    Olayı biraz daha araştırınca,katliamın başlatıldığı tarihin Mayıs ayının sonları olduğunu,ve Atatürk’ün de hastalığınının ilerlediği gerekçesiyle devlet yönetimciliğinden fiilen emekli olarak Ankara’dan 26 Mayıs tarihinde resmen çıkış yaptığını öğrendim.Yani katliamların başladığı sırada,Atatürk’ün İstanbul’a istirahat etmek için gidiyor olması içimi biraz ferahlattı,zira İstanbul’da ilk önce iyiden iyiye artan hastalığına iyi gelmesi için yaklaşık bir ay deniz havası alsın diye Saravon’daki yatında istirahat ettiğini,sonra hastalığı iyice ilerlediği gerekçesiyle Dolmabahçe Sarayı’na kaldırıldığını öğrenmiş oldum.Bu dönemlerde ise katliam en yoğun şekilde seyradiyordu ve Atatürk Ankara’da ve TBMM’nin başında değildi,Ankara veya olay yerinden binlerce kilometre uzakta,İstanbul’da istirahat ediyordu.

    Ayrıca Çayangil soyadında bir Emniyet Müdürü’nün bizzat kendi yazdığı kitapta Atatürk’ü nasıl oyaladıklarından ve ona oyun oynadıklarını bizzat kendisi anılarında söylüyor.Fakat anılarda geçen olay,”Seyit Rıza’nın idamının Atatürk’ün Dersim’e gelmeden alelacele geceleyin yapıldığından” bahsediyor.Yani Seyit Rıza,Atatürk gelmeden saatler önce,geceleyin idam ediliyor ve üstü kapatılıyor.Bunu yaptıklarını kendi anılarında bizzat ifade ediyor adam… Fakat ben esasen Seyit Rıza mevzusundan değil;38’deki katliamdan soru işaretleri oluşturuyorum beynimde.Elbette Atatürk katliamı hastayken ve yataktan dahi kalkamıyorken,hele hele İstanbulda iken asla yapamaz,istese de yapamaz.Zira katliamı yönetmek için ya Dersim’de ya da TBMM gibi yetkin bir yerde olması lazım,yatağından katliam yönetebileceğini zannetmiyorum.

    Size üç sorum olacak efendim:

    1.Atatürk’ün katliamı son anda duyduğundan ve Fevzi Çakmak’ın olayı alelacele örtbas etmeye çalıştığından bahsetmişsiniz.Bunun kaynağı nedir,lütfen yanlış anlamayın yalnızca kafamdaki sorulara cevap arıyorum.

    2. 36’dan sonra Atatürk’ün imza kullanmadığını,mühür kullandığını söylediniz.Bunu nereden biliyorsunuz efendim?

    3.İsmet İnönü ayrılığının sebebi yukarıda “harekatta çok kişi ölmesine” bağlamışsınız,bunu araştırdım ama pek bir belge bulamadım.Acaba kaynağınız nedir?

    Lütfen arrniyet aramayın,gerçekten kafamda son birkaç soru işareti kaldı.Ayrıca Atatürk yapmış olsaydı,AKP’lilerin havada karada hemn arşivleri açacağına kanaat getiriyorum.Zira Dersimliler Atatürk’ü çok seviyor,ben AKP’li olsaydım ve Atatürk’ün yaptığını(!) bilseydim ilk iş arşivleri açardım

    Arzederim efendim.

  • Cemhaber dedi ki:

    Gerçekmi? Uydurma mı? bilmediğim bu belgede katliamdan söz etmiyor. Belgeyi yönlendirme yapmak için yayınlayanlara dikkat etmek gerekiyor…Bunun gibi yüzlerce belge devlet arşivlerinde bulabilirsiniz…

  • Cemhaber dedi ki:

    Hükümete yakın kaynaklar, arada bir yönlendirme yapmak için belgeler yayınlıyorlar. Bildiğim diğer bir husus 1936 yılından sonra Atatürk ıslak imza kullanmamıştır. 1936 yıldan sonraki tüm belgelerde Atatürk mühür ile imza atmıştır. Biz yazımızı Atatürk’ün en yakınında bulunan Mustafa Zeki Saltık’tan nakil aldık. 10 Kasım 1938 yılından sonra Mustafa Zeki Saltık, Atatürk’ün en yakınındaki kişiler gibi devletten uzaklaştırılmış gerçek bir kahramandır. Bu belgede katliam ile ilgili bir ifade yoktur. Bu belge doğruluğunu araştıracak bir tekniğe ve bilgiye sahip değilim. Devlet tüm arşivleri tarafsız kişilere açarsa sorunuzun cevabı daha doğru bulunur.

  • Cemhaber dedi ki:

    Ahmet bey yukarıdaki belge ile katliam arasında nasıl bir irtibat kurdunuz? Ayrıca belge konusunda uydurma veya gerçekliği konusunda bir yorum yapamayacağım. AKP hükümete geldiği günden beri Atatürk karşıtlığına devam ediyor. Katliam ile ilgili belgeleri tüm açıklığı ile açıklasınlar. Arada bir belge yayınlayıp kamuoyunu yanlış yönlendirmesinler. Operasyonar ile ilgili devlete ait birçok belge bulabilirsiniz. Biz Atatürk 1938 yılının Mayıs sonu gibi operasyonları yönettiğini ve bu zamana kadar bir katliamın olmadığıdır. Bize Katliam’ı yapanları açıklayan belgeleri açıklasınlar.

  • Yine Ahmet dedi ki:

    Merhaba efendim.Soeumu üçüncü kez soruyorum,fakat nedense bir türlü denetimden geçemiyor yorumum.Rica ederim,cevap verin;

    Atatürk’ün 6/9/938’de imzası bulunan bir belgeyle başlamış bir katliamdan söz ediliyor.Bu belge ne kadar doğrudur?

  • Ahmet dedi ki:

    Efendim,keşke yorumumu siz de cevaplasaydınız.Aşağıda bir yorum yazdım fakat sanırım kaldırıldı.Amacım sadece soeu işaretlerini gidermekti…

    Bunu görüyorsanız cevaplasanız sevinirim;
    6/9/1938 tarihli bir harekat belgesinde Atatürk’ün imzası mevcut.Bu belge grrçek midir,sahte midir?Lütfen sorumu cevaplayın,gerçekten kafam çok karışık.Belge internette mevcut.

  • Alican dedi ki:

    Merhabalar efendim.Anlattıklarınızı sonuna kadar okudum.Diğer internet sitelerinden de uzunca araştırmalar yaptım.Kendim de DersimliyimSizin anlattıklarınız,diğer iddialara göre çok daha gerçekçi.Fakat internette bir belge ile karşılaştım. 9/6/1938 tarihinde Atatürk imzalı bir belge.Bu belge haricinde kafamda tüm taşlar oturdu.Fakat bu belge,benim kafamda soru işaretleri bıraktı maalesef.Belge burada efendim,açıklık getirirseniz sevinirim,kafamı kurcalıyor zira;

    http://www.haksozhaber/d/other/dersim-ataturk-imza.jpg

  • Cemhaber dedi ki:

    Bizim katilimiz Yavuz sultan Selim- İdris-i bitlisi anlayışıdır. Bu anlayışa 400 yıl sonra son veren Atatürk’tür. Atatürk operasyonları yönettiği 1938 yılının mayıs sonuna kadar katliam yoktur. katliam 1938 temmuz ortasından 1938 ağustos ayı içinde olmuştur. Bizim katillerimizi savunmayı bırakın artık..

  • 1 2

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8Daha fazla mesaj var Dersim Kategori
Sizin için önerilen
Tunceli Harekatı -Dersim Kırımı 1937/1938

Genel Değerlendirme 1937 - 1938 Yazımız kanayan yaraları kanatmak, acıları kavga konusu yapmak değildir. Ülkemiz...