Dua için şekil şartı yoktur.

Arapçası salat, farçası namaz olan ibadetin Türkçe karşılığı duadır.  Kalıba, zamana ve mekana hapsedilmiş duayı yerine getiren kişiler, kendileri gibi dua etmeyen kişileri suçlamakta ve onları İslam dışı olarak görmektedirler. Duanın manasından haberdar olanlar, tüm yaratılmışın isteyerek veya istemeyerek yüce Tanrı’yı andığını bilirler.

Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah’a secde eder. Rad-15

Dua için şekil şartı yoktur.

Dua için şekil şartı yoktur.

Dua sadece elini açıp dil ile Allah’ı anmak değildir. Allah için yaptığınız her türlü hal ve eylem dua içine girer. Yüce Tanrı’nın istediklerini yerine getirmek duadır. “Daim salat” sözünün manasını yaşamlarında uygulayan peygamberler ve erenler duanın her hallerinde var olduğunu bizlere göstermişlerdir.

Ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı zikrederler…

Yüce Tanrı’yı anmak, zikretmek yani dua etmek için şekil, mekan ve zaman şartı yoktur. Duanın dost doğru olması yani dua edeni Yüce Tanrı’ya yaklaştırması ve rahmet kapılarını açması önemlidir. Elbette dua için gizli, gece ve temiz bir kalple yapılması gibi öncelik sınırları vardı.

İnsanlar her halde Yüce Tanrı’ya dua edebilirler. At üstünde, yaya, arabada, iş esnasında, yatarken, otururken dua edebilirler. Tüm Yeryüzünün bir ibadet yeri gerçeği olduğu hakikatini bilenler dualarını gizli ve her halükarda yerine getirirler. Nöbet tutan bir asker nöbet esnasında gönülden Tanrı’sını anabilir. Bir usta her işe el attığında duasını yerine getirebilir.

Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı zikrederler… Ali İmran-191

İnsanlara zorluk dokunduğu zaman; yan yatarken, otururken, ayaktayken bize yalvarır…Yunus-12

 

Allah’ı istediğiniz dua ve şekilde anabilirsiniz…

Kul hakkı, komşu hakkı ile gösterişten ve riyakarlıktan uzak gizli ve temiz bir gönül ile yapılan her dua dosdoğru olan duadır.

De ki: “İster Allah diye yakarın, ister Rahman diye yakarın. Hangisiyle yakarırsanız yakarın, en güzel isimler/Esmâül Hüsna O’nundur. Duanda sesini yükseltme, kısma da. İkisi ortası bir yol tut.” İsra -110

Musa, İsa, meryemin yani peygamberlerin duası

Tüm peygamberler dua ettiler. Her peygamber özü itibari ile aynı duayı yerine getirdiler. Dua şekli, zamanı ve mekanı konusunda sınır ortaya koymadılar. Dua şekiller hep peygamberlerden sonraki ümmetleri tarafından konuldu. Hz. Muhammed daha Kuran inmeden önce Hira mağarasına gider ve günlerce ibadet ederdi. Hz Muhammed’in dualarında hangi sözleri yüce Tanrı’ya söylediğini kimse bilmiyor. Bildiğimiz tek gerçek onun duasının kabul olduğu ve meleklerin onun huzuruna indiğidir.

Günümüzde mezhepsel etki ile kendilerinin Hz Muhammed’in namazını kıldığını iddia eden ulema ve ulemaya uyan kişiler Ehlibeyt taliplerini namaz kılmamakla suçluyorlar. Vakit namazı kılan kişilere tek söyleyeceğimiz Hz.Muhammed’in namazını yerine getiriyorsanız sizin de huzurunuza meleklerin inmesi veya Yüce Tanrının hayır kapılarını açması gerekir.

Her kim ki duası Yüce Tanrı katında kabul olursa, peygamber ve evliyalar gibi dua edenler onlardır.Gerisi ise şekil kalıplarında kalmaktadır.

Mûsa’ya ve kardeşine şunu vahyettik: Kavminiz için kendilerini yerleştirmek üzere Mısır’da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble yapın/karşılıklı yapın ve duayı yerine getirin! İnananlara müjde ver. Yunus-87

Dediler ki: “Ey Şuayb! Dua’n mı emrediyor sana, ..Hut-87

“Beni, bulunduğum her yerde kutsal ve bereketli kıldı. Yaşadığım sürece bana duayı, zekâtı önerdi.” Meryem– 31

Her ümmet için bir ibadet şekli vardır

İnsanlar, yeryüzünün her yerinde kendi bildikleri dilde ve şekilde Yüce Tanrı’yı anmaktadırlar. cömertliği ve bağışlaması bol Yüce Tanrı için vesileler aramakta ve bu vesileler ile dualarını yerine getirmektedir.  Hangi duanın kabul olduğunu ise yalnızca Yüce Tanrı bilir

Her ümmet için biz, bir ibadet şekli/bir ibadet yeri belirledik; onlar, onu izlerler. Artık bu iş konusunda seninle çekişmesinler. Sen de Rabbine davet et/dua et. Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın. Hac-67

Kolaylaştırın Zorlaştırmayın:

Duayı kolaylaştırmak yine bir emirdir. Siyasetçinin birinci duası çözüm üretmektir. Yöneticinin birinci duası adaletle hizmet etmektir. Yargının birinci duası adaleti yerine getirmektir. Askerin birinci duası vatanı korumaktır. Polisin birinci duası suçu önlemektir. Alimin birinci duası ilim etmektir. Dedenin birinci görevi yolu göstermektir. Hocanın birinci duası iyiliği göstermektir. Dervişin birici ibadeti aşktır.

O halde Kur’an’dan, kolay geleni okuyun! duayı yerine getirin! Müzemmil-20
….Allah sizin için kolaylık ister; O sizin için zorluk istemez. Bakara-185

Her bir varlık kendi halince dua etmektedir:

Görmedin mi, göklerdeki ve yerdeki şuurlular da bölük bölük olmuş kuşlar da Allah’ı tespih etmektedir. Her biri kendine özgü DUAsını, kendine özgü tespihini bilmiştir. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilmektedir. Nur-41

Bütün varlık Allah’ı anmaktadır.

Tüm varlık bilerek veya bilmeyerek Yüce Tanrı’yı zikretmektedir. Bu zikir yaradılışın gereğidir. Tüm yaratılmış olan yaratıcının bir yansıması olduğu için hakikatte ondan başka bir şey yoktur. Benlikler kendi zindanında kurtulup hakikat meydanına girmeden bu gerçeği anlayamaz.

Yedi gök, yerküre ve bunların içindekiler O’nu tespih ederler. Hiçbir şey yoktur ki, O’nu överek tespih etmesin; fakat siz onların tespihlerini fark edemezsiniz. O Halîm’dir, Gafûr’dur. İsra-44

www.cemhaber.com

Nihat Vural

18/06/2018

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

24Daha fazla mesaj var İnanç Kategori
Sizin için önerilen
Cihat-ı Ekber veya Büyük Savaş

Cihat nedir? Cihat, Allah yolunda iyiliği emretmek kötülüğü ise defe etmek demektir. Salih amel işlemek,...