Atatürk’ün Yunan bayrağına saygı göstermesi ve barışseverliği

ATATÜRK: “Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir.”

10 Eylül 1922 Mustafa Kemal İzmir’in Yunan işgalinden kurtarılması sebebi ile İzmir’dedir. “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri” emrini ordusuna verdikten sonra Yunan askeri İzmir’i yakıp yıkarak kaçmıştı.

Kemal Atatürk asıl mücadelemiz bundan sonra başlıyor. Bu mücadelede cehaletle mücadeledir diyen Mustafa Kemal Atatürk İzmir’e gelince dinlenmesi için hazırlanan Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’ne gelir.

Köşkün girişine gelince Yunan bayrağının yere serildiğini görür.

  • Bu nedir?
  • Yunan Bayrağı Paşam. Bu eve yerleşen Yunan kralı Konstantin, bu taşlığa serilen Türk bayrağını çiğneyerek geçmişti.
  • O, hata etmiş. Ben bu hatayı tekrar edemem.
  • Bayrak, bir ulusun onurudur. Ne olursa olsun yerlere serilemez ve çiğnenemez.”
  •  Bayrak bir milletin özgürlük alâmetidir. Düşmanın da olsa hürmet lâzımdır.

Atatürk, Yunan bayrağını çiğnemeyerek üzerinden geçmeyi reddeder. Bayrağı kaldırtarak saygı gösterir.

Bizler ne pahasına olursa olsun tüm milletlerin bayrağına saygı göstermeliyiz. Bayrak çiğnemek, bayrak yakmak uygar insanın davranışı değildir.

Barış ve sevgi insanı

Bayrak saygı duyulmalıdır. Bu saygının nedeni, temsil ettiği millet yani insan topluluğudur. İnsanların; ülkelerine, kültürlerine, inançlarına bağımsızlıklarına yani bayrağına saygı göstermek insanlığımızın, inancımızın ve kültürümüzün gereğidir. Mustafa Kemal Atatürk Türk inanç ve kültürün zenginliğini oluşturan Hacı Bektaş-ı Veli, Yunus Emre, Mevlana anlayışına uygun bir davranış göstermiştir.

Mustafa Kemal Atatürk, savaştığı tüm ülkeler ile sonunda barış yapmayı başarmış, düşmanlığa ve nefrete son vermiş barış insanıdır. Savaşları zorunluluk olarak kabul eden Atatürk barışın esas olduğunu tüm insanlığa göstermiştir. “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözü ile barışı temin etmek için komşuları ile barış yapmış, vatandaşlar ile ise yaşanır medeni bir devlet kurmuştur.

Düşmanınızın dahi insan olduğunu unutmayınız. Hacı Bektaş-ı Veli

Adımız Miskindir bizim

Düşmanımız kindir bizim

Biz kimseye kin tutmayız

Kamu alem birdir bize

                     Yunus Emre

 Ey onda bunda kusur arayan kişi! Hiç kimseyi hor görme. Hangi milleten, hangi dinen olursa olsun insanda O’nun bir emaneti vardır. İnsan O’nun aynasıdır. Mevlana

Beni öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi sana uzatmayacağım. Şu bir gerçek ki, ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım.” Miada-28

Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor. Bakara-190

…İnsanlar bir tek ümmetten başka değilken ihtilafa düştüler… Yunus-19

 Elefterios Venizelos, Atatürk’ü barış insanı ilan etti.

Yunanistan Başbakanı Elefterios Venizelos savaştığı ve yenildiği Mustafa Kemal Atatürk’ün devrimci ve barışçı yönünü görerek onu Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiştir. Nobel Barış Komitesine yazdığı mektuptan bazı bölümler şöyledir.

“Bay Başkan,

Yedi yüzyıla yakın bir süre boyunca, tüm Yakındoğu ve Avrupa’nın büyük bir bölümü, yankıları çok daha geniş olan kanlı savaşlara sahne olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu ve sultanların mutlakıyetçi rejimi, bunun başlıca nedenini oluşturmuştur.

Hristiyan halklarının dayanılmaz bir baskı boyunduruğuna tabi kılınması, bunun doğal sonucu olarak, Haç’ı Ay’a karşı çıkaran dini savaşlar; özgürlüklerini isteyen bütün bu halkların ardı ardına gelen ayaklanmaları; sultanların Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki etkilerinin devamı süresince, aralıksız bir tehlike kaynağı olmuştur.

Mustafa Kemal Paşa’nın ulusal hareketinin, hasımlarına karşı 1922 yılında kazandığı zaferden sonra, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulması, gelecekte barış için yeni ve vahim tehlikeler ortaya çıkarabilecek bu hoşgörüden yoksun ve istikrarsız duruma, kesin biçimde son vermiştir.

Gerçekten, bir ulusun yaşamında, bu kadar kısa bir süre içinde, bu derece köklü bir değişimin başarılması enderdir. Hak ve din kavramlarının karıştırıldığı teokratik bir rejim altında, çökmekte olan bir imparatorluğun yerini, ulusal, modern, canlılık ve hayat dolu bir devlet almıştır.

Büyük Reformist Mustafa Kemal Paşa’nın itici gücüyle, sultanların mutlakıyetçi rejimi kaldırılmış ve devlet açıkça laikleşmiştir. Ulus, tümüyle ve haklı olarak, uygar ulusların öncüleri arasında yer almak üzere gösterdiği şiddetli arzu ve istek doğrultusunda, gelişmeye doğru atılımda bulunmuştur.

Ayrıca, barışın güçlendirilmesi hareketi, belirgin biçimde ulusal, modern Türk devletine bugünkü görünümünü sağlayan iç reformlarla birlikte sürdürülmüştür. Gerçekten de, ulusal ve siyasal sınırlarından açıkça memnun Türkiye, komşularıyla tüm toprak sorunlarını çözümlemiş ve böylece Yakındoğu’da barışın temel direği olmuştur. Düşmanlık içinde geçen uzun yüzyıllar boyunca, Türkiye ile kanlı savaşları sürdürmüş olan biz Yunanlılar, eski Osmanlı İmparatorluğu’nun yerini alan bu ülkedeki köklü değişikliğin etkilerini, ilk olarak hissedebilme fırsatını elde ettik.

Küçük Asya felaketinin hemen ertesinde, savaştan bir ulusal devlet olarak çıkmış ve yeniden sağlığına kavuşmuş Türkiye ile anlaşma olanağını görerek, ona elimizi uzattık ve o da bunu içtenlikle kabul etti ve sıktı.

Barış arzusu beslendiği taktirde, en tehlikeli anlaşmazlıkların ayırdığı halklar arasında bile anlaşma sağlanabilmesi için bir örnek teşkil eden bu yakınlaşma, ilgili iki ülke için olduğu kadar, Yakındoğu’da da barış düzeninin korunması için sadece olumlu sonuçlar ortaya çıkarmıştır.

İşte, barış sorununa bu değerli katkıyı sağlayan kişi, Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa’dır.

Yakındoğu’da, barış yolunda yeni bir çağ açan Yunan-Türk anlaşmasının imzalandığı dönemde, 1930 yılındaki Yunan Hükümetinin Başbakanı kimliğiyle, Nobel Barış Ödülü Komitesi’nin seçkin üyeleri önünde, bu onur ödülüne layık olarak, Mustafa Kemal Paşa’nın adaylığını önermekten şeref duymaktayım.

En derin saygılarımın kabulünü rica ederim, Sayın Başkan.

Elefterios Venizelos

 cemhaber.com

Nihat Vural

08.04.2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

7Daha fazla mesaj var Atatürk Kategori
Sizin için önerilen
andımız ne zaman kondu, andımız sözleri
Andımız ne zaman konuldu? İçeriği ve öneriler

Andımız ne zaman konuldu? Andımız tartışmaları karşıtlık ve taraftarlık ekseninde devam ediyor. 1933 yılında Milli...