Secde Nedir? Secdenin Manası Nedir? Gönlün Kendi Makamına Yönelişi
İÇİNDEKİLER
Secde Nedir? Secdenin Manası Nedir? Gönlün Sırra Yönelişi
Secde, yalnızca fiziksel bir ibadet değil, kendi özüne yöneliş halidir. Arapça kökenli olan bu kelimenin sözlük anlamı “yere kapanma, Allah’a itaat ve teslimiyet göstergesi olarak eğilme” demektir. Secde; bedenin benlikten ve büyüklükten kurtulup toprak olduğunu, yine toprağa döneceğini hatırlayarak kendindeki yaratıcı nura yönelmesi ve teslim olmasıdır.
Nefis secdeye perdedir, nefis ölmeden secde hakikati açığa çıkmaz. Dil ile ikrar, kalp ile tasdik edip inanıp, iman etmek gerek.
Şeriatın secdesi dil ile ikrar vermek, tarikatın secdesi gönül ile niyaz etmek, marifetin secdesi salih amel için hizmet etmektir. Sırrı- Hakikatin secdesi haktan gayrı her şeyi terk edip secde eden ile edilenin aynı olduğu tevhide ulaşmaktır.
İçinde Secde manasın Barındıran bazı kelimeler şunlardır; Kabul etmek, Teslim veya tabi olmak olan biat, sözleşme, ikrar, yola girme, talip olma, niyaz etmek, İtaat etmek, Toprağa alnı koyup toprak gibi alçak gönüllü olmak, başı yola koymak, candan geçmek.
Nebilere ve velilere tabi olmak “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Resul’e itaat edin ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin…” Nisâ-59. Ayeti ile sabit olmuştur.
Müslümanlar erkekler Hz. Muhammed’in elini tutarak, kadınlarda sadece huzurunda durarak ikrar verdiler. Birinci Akabe Biatı, İkinci Akabe Biatı, Hudeybiye Biatı ile malları, gönülleri, canları ile bağlı olma sözü verdiler. Medine’de kadınlar ve erkekler biat ettiler. Mekke’nin Fethi sonrasında erkekler ve kadınlar toplu biatler ettiler.
Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât eserinde ““Şöyle Beytullaha karşı ol Resûl Yüz yere vurmuş ve secde kılmış ol Secdede başı dili tahmîd eder Hem kaldırmış parmağın tevhîd eder” sözleri nebilere ikrar ve teslimiyeti ortaya koyar.
Kur’an-ı Kerim’de Şekli Aşan Tecellileri
Kur’an-ı Kerim’de; Evrendeki her zerre kendi lisanıyla her an secde halinde olduğu bilgisi şekilleri, sınırları aşmaktadır.
“Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah’a secde eder.” (Ra’d, 15) ve “…Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah’a secde ediyor…” (Hac, 18) ayetleri, tüm varlığın ilahi yaratılış gereği hareket ettiğini gösterir. İnsana bir mühlet ile irade verildiği için nefsine veya yaratılışına uygun halde olup olmadığı hesap gününde sorgulanmaktadır.
Nebilerin Secdesi: Tüm Nebilerin kendilerine ilahi ayetler ulaştığında teslimiyetle secdeye kapanmışlardır: “İşte bunlar, Allah’ın kendilerine nimet lütfettiği peygamberlerdendir: Âdem’in soyundan, Nûh’la birlikte taşıdıklarımızdan, İbrahim ve İsrail’in soyundan, kılavuzluk edip seçtiğimiz kimselerden. Kendilerine Rahman’ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdelere kapanırlardı.” (Meryem, 58). Nebilerin secdesi şekli değil, Allah’tan gelen her şeye teslim olmak ve emirlerine “Eyvallah” demektir.
Hakk’ın Tecellisine Teslimiyet Olarak Secde: Kur’an’da şeklin ötesinde Hakk’ın tecellisine ve sırrına tabi olmayı işaret eden secde örnekleri de mevcuttur. Firavun’un büyücülerinin, Hz. Musa karşısında secdeye kapanması (“Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: ‘Hârun’un ve Mûsa’nın Rabbine inandık!'” – Tâhâ, 70; Şuara, 46; A’râf, 120), onun Yüce Tanrı ile birlikte olduğunun kabulüydü. Benzer şekilde, Hz. Yusuf’un rüyasında gördüğü ve yıllar sonra gerçekleşen anne, baba ve kardeşlerinin secdesi de (Yusuf, 4; Yusuf, 100) nura ve hakikate teslimiyetti.
Âdem’e Secde: Nurun Hakikatini Görmek ve İblis’in Kibri
İnsanoğlunun manevi yolculuğundaki en önemli kırılma noktası, Allah’ın meleklere Hz. Âdem’e secde etmelerini emretmesidir.
“Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın.” (Hicr, 29; Sâd, 72)
Yüce Allah nurunu Âdem’e vermiş ve meleklere emretmiştir: “Âdem’e secde edin” (Bakara, 34; A’râf, 11; Hicr, 30; İsrâ, 61; Kehf, 50; Tâhâ, 116; Sâd, 73). Meleklerin Âdem’e secde etmesinden murat; Yüce Tanrı’nın cemalinin ve nurunun gizli bir sır olarak Âdem’de tecelli ettiğine inanıp iman etmektir.
İblis’in Kibri: Şekilde Kalıp Büyüklenmek
Tek tapılacak ve secde edilecek olan yalnız Allah’tır (“…ve yalnız O’na secde ederler.” – A’râf, 206). Adem ise nefsinin zulmünde hakikatten habersiz olmasına rağmen ilahi emaneti kabul etmiştir. (Ahzâb, 72).
Allah buyurdu: “Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen neydi?” İblis dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.” (A’râf, 12)
Tüm melekler Adem’e secde etmiş, içlerinden Ceberrut veya Azazil adlı melek secde emrini yapmayarak lanetli İblis adını aldı. İblis, Âdem’in sadece kuru çamurdan, değişken ve cıvık bir balçıktan yaratılan dış bedenine (zahirine) baktı (Hicr, 33; İsrâ, 61). Kibre saparak inkârcılardan oldu (Hicr, 31-32; Sâd, 74-75). İblis, Adem’in içine üflenen nuru kendi rızalık iradesi ile inkar etti.
Ademoğlu rızalık iradesine sahip olduğu için Nesimi’nin “Sırat-ı müstakim üzre gözetirim Rahîm’i, İblisin talim ettiği yola minnet eylemem.” Beytindeki güzel ahlaka uyalı ve iblis gibi nefsine, benliğine esir olmamalıdır. Nefis kalıptır, Hz. Yusuf’un düştüğü kuyu nefis olarak mana bulmuştur.
Ehlibeyt ve Erenlerin Dilinden Secde Hakikati
Hz. Ali’nin “Mishahü’ş-Şerîa” eserinde “Secde, başını toprağa koyduğunda; ilkin topraktan yaratıldığını, sonra yine toprağa döneceğini ve en sonunda (kıyamet günü) tekrar topraktan çıkarılacağını zihninde ve gönlünde tasdik etmektir.” olarak açıklar. İmam Cafer secdeyi Mişbâhü’ş-Şerîa ve Miftâhu’l-Hakîka” adlı eserde “Kul, alnını huşu ile toprağa koyup ‘benlik’ perdesini aradan kaldırdığı ve bütün varlığıyla O’na yöneldiği an, Rabbine en yakın olduğu andır.” olarak açıklar.
Mevlânâ da bu hakikati Dîvân-ı Kebîr’ de “Ey aşık! Sevgilinin kapısında başını yere koyduğunda, başınla beraber ‘ben’liğini de yere bırak ki, O’nu bulasın..” sözleri ile ifade eder.
Sonuç olarak secde; kendi “beşer” kalıbından sıyrılıp, özünün ondan olduğu hakikatini kabul etmesidir. Melekler, Adem’deki “İlahi emanete” secde ettiler. Nesimi’nin “Çünki bildim mü’minin kalbinde Beytullah var, Niçün izzet etmedin ol evde ki Allah var.” sözlerini gönülle anlamalı. Kibir perdelerini yırtıp ve gönül Kâbe’sini sahibi olan Allah için temizlemeli.
Kaynak : Kuran Meali: Yaşar Nuri Öztürk
- Ehlibeyt ve Erenlerin sözleri
- Şüphesiz Allah ve O’nun melekleri Nebiye salat ederler. Ey iman edenler! Siz de O’na salavat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. Ahzap-56
- Biz emâneti göklere, yere, dağlara teklif ettik de onlar onu yüklenmekten kaçındılar, ondan ürktüler. İnsan ise çok zalim ve çok cahil olduğu halde onu yüklendi. Ahzab-72
- “Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!”Sad-72
- “Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın.” Hicr -29
- Şimdi sen, Rabbine hamt ile tespih et ve secde edenlerden ol! Hicr-98
- Göklerde ve yerde kim varsa gölgeleriyle birlikte ister istemez ve sabah-akşam Allah’a secde eder. Rad-15
- (Kitap ehlinin) hepsi bir değildir. Kitap ehli içinde, gece saatlerinde ayakta durup Allah’ın ayetlerini okuyan ve secdeye kapanan dosdoğru bir topluluk vardır. Âl-i İmrân – 113
- Ey iman edenler! Rükû edin, secdeye kapanın, Rabbinize ibadet edin ve hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz. Hac – 77
- Hayır, ona uyma! Secde et ve Rabbine yaklaş. Alak – 19
- Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükû ederken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Secde eseri olarak yüzlerinde izleri vardır… Fetih – 29
- Bizim ayetlerimize ancak o kimseler inanırlar ki, kendilerine bu ayetlerle öğüt verildiğinde büyüklük taslamadan secdeye kapanırlar ve Rablerini hamd ile tesbih ederler.” Secde – 15
- …Güneş, Ay, yıldızlar, dağlar, ağaçlar, hayvanlar ve insanlardan birçoğu hep Allah’a secde ediyor…Hac-18
- Hani, biz meleklere “Âdem’e secde edin” demiştik de İblis dışında hepsi secde etmişti. İblis, cinlerdendi. Kendi Rabbinin emrine ters düştü…Kehf-50
- Hani meleklere “Âdem’e secde edin!” demiştik de İblis müstesna hepsi secde etmişti. İblis dayatmıştı. Taha-116
- O vakit biz meleklere, “Âdem’e secde edin” demiştik de İblis dışında tümü secde etmişti. İblis yan çizmiş, kibre sapmış ve nankörlerden olmuştu. Bakara-34
- Andolsun ki sizi yarattık, sonra sizi biçimlendirdik, sonra da meleklere “Âdem’e secde edin” dedik. Onlar da secde ettiler. Ama İblis etmedi, secde edenlerden olmadı o. Araf-11
- Allah buyurdu: “Sana emrettiğimde secde etmeni engelleyen neydi?” İblis dedi: “Ben ondan hayırlıyım. Beni ateşten yarattın, onu çamurdan yarattın.” Araf-12
- Meleklerin tümü, toplu halde secde ettiler hicr-30
- İblis müstesna. O, secde edenlerle beraber olmaya karşı çıktı. Hicr-31
- Allah dedi: “Ey İblis! Sana ne oluyor da secde edenlerle beraber olmuyorsun?” hicr-32
- Dedi: “Kuru bir çamurdan, değişken-cıvık bir balçıktan yarattığın bir insana secde etmek için var olmadım.” Hicr-33
- Hani, meleklere: “Âdem’e secde edin!” demiştik; onlar da secde etmişlerdi. Ama İblis secde etmemiş, şöyle demişti: “Çamur olarak yarattığın kişiye secde mi ederim?” isra-61
- Bunun üzerine meleklerin hepsi toptan secde etmişlerdi. Sad-73
- İblis etmemişti. O, kibre sapmış ve inkârcılardan olmuştu. Sad-74
- Allah dedi: “Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan neydi? Burnu büyüklük mü ettin, yoksa yücelenlerden mi oldun?” sad-75
- Bunun üzerine büyücüler secdelere kapanıp şöyle seslendiler: “Hârun’un ve Mûsa’nın Rabbine inandık!” Taha-70
- Bunun üzerine büyücüler, secdelere kapandılar. Şuara-46
- Ve büyücüler secdeye kapandılar. Araf- 120
- Bir vakit Yûsuf babasına şöyle demişti: “Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla, Güneş’i ve Ay’ı gördüm; onları bana secde ediyorlar gördüm.” Yusuf-4
- Ana-babasını tahtın üzerine yükseltti; hepsi (Yusuf’un önünde) bir teslimiyetle yere kapandılar. Yusuf dedi: ‘Ey babacığım! İşte bu, daha önce gördüğüm rüyanın hakikatidir; Rabbim onu gerçeğe dönüştürdü. Yusuf-100
www.cemhaber.com
Yayına hazırlayan: Nihat Vural
Bu yazının hazırlanmasında Gemini yapay zeka uygulamasından faydalanılmıştır.