IŞİD’in İslam’a ve İnsanlığa Yaptığı Zulümler
IŞİD’in İslam’a ve İnsanlığa Düşmanlığı
Irak ve Suriye’de El-Kaide türevi olarak ortaya çıkan IŞİD, kendisini İslam adına hareket eden bir yapı olarak tanıtsa da uygulamalarıyla hem insanlığa hem de İslam’ın temel değerlerine savaş açmış ve büyük zarar vermiştir. Örgüt, kontrol ettiği bölgelerde kadınları, çocukları ve sivilleri hedef almış; farklı inanç ve düşüncelere sahip insanları canice öldürmüş ve baskı uygulamış; tarihî ve dinî mirasa saldırmıştır.
IŞİD; kadınları şeytanlaştırmış, köle yapmış, tecavüz etmiş, recm adı altında insanları taşlayarak öldürmüştür. Örgüt, Suriye’nin Rakka kentinde bir kadını zina suçlamasıyla halkın önünde taşlayarak öldürdü. Oysa Kur’an’da insanların tövbe etme ve kendilerini düzeltme imkânına sahip olduğu vurgulanır. Bir insanın hayatını vahşice sona erdirmek, merhamet ve adalet ilkelerine aykırıdır.
Örgüt; İki Türk askerini yakmış, bir Türk askerinin başını kesmiş ve bunun gibi sayısız vahşetleri yapmış ve görüntüleri zevkler paylaştı. Ankara Gar Katliamı, Suruç Katliamı, Paris Saldırıları, Camp Speicher Katliamı, Deyrizor Katliamı, İstanbul Atatürk Havalimanı, Reina Katliamı, Nice Kamyonlu Saldırısı, Berlin Noel Pazarı Saldırısı, Madrid tren bombalamaları, Brüksel Havalimanı ve Metro, Mısır Sina Uçak Kazası, Sri Lanka Paskalya Saldırılar, Afganistan ve Afrika Kolu Eylemler gibi onlarca terör eylemi düzenledi.
Örgütün bir diğer uygulaması ise nebilere, velilere ve tarihî şahsiyetlere ait türbe ve ziyaretgâhlara saldırmasıdır. Musul’da halk arasında Hz. Yunus’un türbesi olarak bilinen yapı yıkılmış, Suriye’nin Rakka kentindeki Veysel Karani ve Ammar bin Yasir türbelerinin bombalanıp tahrip edilmiştir. Ammar Bin Yasin’in, Ebu Süfyan farafından işkence yapılmış, oğlu Muaviye tarafından Sıffın’da şehit edilmiştir. Veysel Karan Sıffın savaşında Hz. Ali’nin yanında yer alıp Hz. düşmanı Muaviye‘ye karşı savaşarak şehit düşmüştür. Bu yapılar yalnızca taş ve topraktan oluşan binalar değil, aynı zamanda toplumların gönül bağlarının, tarihî hafızasının ve kültürel mirasının parçalarıdır.
IŞİD’in Diğer Zulümleri
IŞİD, yalnızca türbeleri ve tarihi eserleri hedef almamış, binlerce insanın hayatını cehenneme çeviren ağır insan hakları ihlalleri gerçekleştirmiştir. Irak ve Suriye’de ele geçirdiği bölgelerde farklı inanç gruplarına yönelik mallarını gasp etmiş ve katliamlar yapmış, kadınlara tecavüz edip köle pazarlarında satmış, çocukları savaşçı olarak kullanmış ve milyonlarca insanın göç etmesine neden olmuştur.
Özellikle 2014 yılında Irak’ın Sincar bölgesinde yaşayan Ezidilere yönelik katliamlar, dünyanın birçok ülkesinde soykırım olarak değerlendirilmiştir. Binlerce insan öldürülmüş, kadın ve çocuklar esir alınmıştır.
IŞİD ayrıca;
- Tarihi ve kültürel mirası yok etmiş,
- İslam’ın ahlak ve sevgi değerlerini yok saymış,
- Nebilerin barış anlayışını çiğnemiş,
- Müze eserlerini yağmalamış,
- Cami, kilise, türbe ve manastırları tahrip etmiş,
- Kendisi gibi inanmayan kişileri kafir ilan etmiş,
- Cihat adı altında Yezit gibi katliam yapmış,
- Gasp, soygun, yağma, kitlesel katliamlar yapmış,
- Korku ve şiddeti yönetim aracı olarak kullanmıştır.
Kur’an’ın Temel İlkesi: Adalet ve Merhamet
Kur’an’ın temel mesajı zulüm değil adalettir, nefret değil merhamettir.
“Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder…” (Nahl 90)
“Bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk yapmayan bir kimseyi öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir.” (Maide 32)
Hz. Muhammed’i, Ehlibeyt’i, ve Allah dostlarını sevgiyle anmak; onların bıraktığı manevi mirasına uymak Yüce Tanrı’nın isteğidir.
“Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya 107)
Kur’an’ın temel mesajı adalet, merhamet, hikmet ve barıştır. İnsanların inançları nedeniyle öldürülmesi, şehirlerin harap edilmesi ve tarihî eserlerin yok edilmesi bu ilkelerle aykırıdır. Kur’an, zulmü değil adaleti; nefreti değil merhameti; yıkımı değil ıslahı emreder.
Bugün Müslümanların görevi, din adına işlenen zulümlere karşı çıkmak, Kur’an’ın merhamet ve adalet merkezli mesajını öne çıkarmak ve insanlığın ortak mirasını korumaktır. Nebilerin, velilerin ve hak yolunda yaşamış insanların hatıralarına saygı göstermek; insan hayatını kutsal görmek ve barışı savunmak, gerçek anlamda dinî ve insani bir sorumluluktur.

Veysel Karani Kimdir?
Veysel Karani’nin annesi bir dönem Mekke’ye haç ibadeti için gelmiş ve Hz. Muhammed’in hizmetinde bulunmuştur. Yemen’li ulu bir hak aşığı olan Veysel Karani Hz Muhammed’in maneviyatını görmüş onun dostluğunu kazanmış ulu bir kişidir. Uhut savaşında Hz. Muhammed’in dişi kırılınca onun aşkı ile otuz iki dişini çekiş ve bir ipe dizmiştir. Hz Muhammed kendi hırkasını Veysel Karani’ye bırakarak onu sevgisi ve dostluğu ile ödüllendirmiştir. Ayrıca Veysel Karani kahvecilerin piri olarak ta bilinir.
Veysel Karani ‘nin kabri Suriye’nin Rakka ilindedir. Adına bir diğer türbe ise Siirt’in Baykan ilçesinde bulunaktadır.
Yunus Emre’nin dilinde Yemen illerinde Veysel KaraniRumda Acemde aşık olduğum, Anasından doğup dünyaya geldi Erenler önünde kemer belinde Sabah namazını kılıp giderdi Bin deveyi bir akceye güderdi Elinde asası hurma dalından Yastığı taş idi döşek postu Anasından destur aldı durmadı, Peygamber mescidden evine geldi Yunus eydür gelin biz de varalım Yunus Emre |
Bin deveyi bir akçeye güderdi Sultan Veysel Kara Yemen ilinde Anı Hakk yoluna sadaka verdi Sultan Veysel kara Yemen ilindeYastığı taş idi hırkası postu Ol idi Mevla’nın sevgili dostu Mümin kullarına eylemez kastı Sultan Veysel Kara Yemen ilindiKırk düğümden kuşağı var belinde Düğümünü teşbih etmiş elinde Muhammed kalbinde Ali dilinde Sultan Veysel Kara Yemen ilindeDeve yününden şal hırka giyerdi Bakmadan görür çağırmadan duyardı Bin deveyi bir akçeye güderdi Sultan Veysel Kara Yemen ilindeGüdeceği deve binden çoğ idi Ziyan etmem deyü sözü sağ idi Bağın bahçenin siperi yoğ idi Sultan Veysel Kara Yemen ilindiBir gün develeri bir bağa doldu Çubuğunu kırdı yağrağın yoldu Devecei saklandı bahibi geldi Sultan Veysel Kara Yemen ilindeBağ sahibi geldi deveci yoktur Çubuğu kırılmış üzümü çoktur Ol zaman bildi ki deveci Hakk’tır Sultan Veysel Kara Yemen ilindeOl zamanda budadılar bağları Eyalete nişan etti beğleri Kahve karanfil yetürdü dağları Sultan Veysel Kara Yemen ilindeMeğerse kahvenin yeri ol imiş Muhammed Ali’nin yâri ol imiş On seki bin âlem nuru ol imiş Sultan Veysel Kara Yemen ilindeHırka ile tacı gönderdi Bari Ondadır Muhammed Ali’nin yeri Veli’m der ki iki cihan serveri Sultan Veysel Kara Yamen ilindeİğdecikli Âşık Veli |
- (İğdecikli Aşık Veli, Hayatı – Kişiliği- Deyişleri, İbrahim Aslanoğlu, Can Yayınları, Sayfa: 41-42, 2014, İstanbul)
- (Fotoğraf: Veysel Karani, Kosova Jakova’da Ali Naki Horasani Dede’nin Kadiri Tekkesi’nin duvarındaki resim.)
- Ayhan Aydın Facebook sayfasından alınmıştır. Emekleri için Ayhan Aydın’a deşekkürler sunarız
Hazırlayan: Nihat Vural
22.04.2015