Tarikatlar

Aşk yolu tarikatlar

Yüce Tanrı Muhammed Mustafa’ya tabi olun diye buyurdu.

“Şu bir gerçek ki, Allah ve melekleri, o Peygamber’e destek verirler/onun şanını yüceltirler. Ey inananlar! Siz de ona destek olun/onun şanını yüceltin ve ona içtenlikle selam verin.” Azhab-56

“Allah’a ve resule itaat edin”… Ali İmran-32

İki cihan Serveri Muhammed Mustafa “Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. kim bana gelmek isterse Ebu Talip oğlu Ali’ye gelsin” diye buyurdu.

“Allah’ın, iman edip hayra ve barışa yönelik iyi işler yapanlara müjdelediği, işte budur. De ki: “Ben, buna karşılık sizden, yakın akrabamı/Ehlibeytimi sevmeniz dışında bir ücret istemiyorum.” Kim bir iyilik/güzellik üretirse onun için, o ürettiğine bir güzellik daha ekleriz. Çünkü Allah Gafûr’dur, çok affeder; Şekûr’dur, iyiliğe karşılık verir/teşekkür eder”. Sura 23

Tarikat İslam yoludur. Zahiri ilim olan Şeriat ile kötü fiillerden uzaklaşıp, Tarikat yolu ile Yüce Tanrı’ya ulaşmanın yoludur. Bu yolculuk manevi bir yolculuk olup Ruhun geldiği kaynağı bilmesidir.

“Ve biz sizin her birinize bir Şeriat ve bir minhac (yol) tayin ettik” Maide – 48

Tarikat pirleri hikmet verilen ulvi kişilerdir. Nefis mücadelesini vererek “Nefsini bilen rabbini bilir” manasına ermiş yüksek ahlaklı kişilerdir. Tarikat uluları Muhammed Ali soyu ve yoluna bağlıdır. Tarikat-ı Muhammediye veya Tarikat-ı Aliye olarak anılır. Bütün tarikatlar Muhammed Ali yolunun kollarıdır. Peygamberler nasıl birbirinden ayrılmaz ise tarikat pirleri de birbirinden ayrılmaz. Dünyevi kaygıları olan ve Muhammed Ali’ye bağlı olmayan ekollerin tarikat ile bir alakası yoktur.

“İşte bunlardır Rablerinden bir hidayet üzere olanlar, işte bunlardır gerçek anlamda kurtuluşu bulanlar”. BAKARA 3 -4 -5

Tarikat; Kamil-i Mürşit evidir. Kamil-i Mürşit hanesine girip sohbetinde bulunmak, Pir veya şeyhin gösterdiği yoldan yürümek ve teslim olmaktır.

Tarikat batini ilmin okullarıdır. Tarikat batini ilmin yani gönül ilmidir. Kuralların özünü bulma ve yaşama ilmidir. Bunun için dünyevi düşünceleri geride bırakılması ve yönün Kamil-i Mürşit’e dönülmesi gereklidir.

“Kitap’ı sana indiren O’dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap’ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun teviline öncelik tanımak için Kitap’ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, “Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır.” derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez”. Ali İmran 7

Damlayı okyanusa, Hu’yu nura kavuşturan yolun adıdır. Damla umandan, umman damladan ayrı değildir.

“Nerede olursanız olun o sizinle beraberdir.” Hadid – 4

Tarikat aşk yoludur. Aşkı olmayan tarikata giremez. Aşk he şekilde zuhur edebilir. Dünyaya sırt dönmek aşkta kaybolmaktır.

“Ve biz seni ancak âlemlere bir merhamet/bir sevgi olman dışında bir şey için göndermedik.“ Enbiya-107

Tarikat Adem’e secde kapısıdır. Tarikat ulusu secde makamındadır.

“Hani meleklere “Âdem’e secde edin!” demiştik de İblis müstesna hepsi secde etmişti. İblis dayatmıştı”. Taha-116

Tarikat ikrar yoludur. İkrar tövbe edip dünyaya sırt dönmek ve ruhu teslim etmektir. Ölmeden önce ölmektir. Beledi candır. Manevi yolculuktur. Hakikate varmaktır.

“…yaşamam da, ölümüm de âlemlerin Rabbi Allah içindir.” Enam-162

Kötülüklerden arınmadan Tarikat’a girilmez. Tarikat manevi arınmayı sağlar. Kötülük ile mücadele etmek ve daima arı kalmak yaşamın sonuna kadar devam eder.

“Nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyân etmiştir.” (eş-Şems, 9-10)

Tarikat hizmet kapısıdır. Başkasına hizmet edene Rahmet edilir.

“İş onların sandığı gibi değil! Kim güzel davranışlar sergileyerek yüzünü Allah’a teslim ederse, Rabbi katında ödülü vardır onun. Korku yoktur böyleleri için; tasalanmayacaklardır onlar”… BAKARA 112

Tarikat Allah’a kavuşmanın ve Muhabbetin kapısıdır.

“Allah’ın boyasını esas alın. Allah’tan daha güzel kim boya vurabilir! Biz yalnız O’na kulluk ederiz.” BAKARA 138

Tarikat manevi değerler ile donanmak ve içsel zenginliğin farkına varmak. Manevi yolculuk ile sırlar deryasında hakikat incisine yolculuktur.

 

Tarikatlar hikmet sahibi Kamil-i Mürşitlerin ismi ile anılır.

 

Seyyid Abdülkadir Geylani (1077-1166) Kadiri tarikatı Piri

Seyyid Ahmet Rufai  (1118-1174)   Rufai tarikatı Piri

Seyyid Hoca Ahmet Yesevi (1123-1213) Yesevi Tarikatı Piri

Şeyh Hasan Şazeli (1197-1258) Şazeli tarikatı Piri

Şeyh Ahmet Bedevi (1199 – 1276) Bedevi tarikatı Piri

Seyyit İbrahim Dissuki (1226- 1277) Dissuki tarikatı Piri

Seyyit Muhammed Hacı Bektaş Veli (1247 – 1337) Bektaşi tarikatı Piri

Şeyh Muhammed Bahaeddin Nakşibendi (1130 – 1390) Nakşibendi tarikatı Şeyhi

Mevlana Celaleddin Rumi (1207 – 1273 ) Mevlevi tarikatı Piri

Tarikat kurucuları ve tarikatların tarihleri konusunda farklı bilgiler bulunmaktadır. Yine tarihler konusunda dikkate alınması gereken tarikatın manevi boyutudur.

Mevlevi, Halveti,  Melami, Bayrami, Şabani, Cerrahi gibi birçok tarikat kolu soy ve yol olarak Muhammed Ali’ye bağlıdır. Tarikatların XV yüzyıldan sonra saltanat sahiplerince baskı altına alınmış ve saltanatın emrine sokulmaya çalışılmıştır. Bazı tarikatla mensuplarının bu baskılara boyun eğdiği ve özünden uzaklaştığı tarihi bir gerçektir. Özellikle Nakşibendi tarikatı kurucusu Seyyit Emir Kulal hazretleri vasıtası ile Muhammed Aliye bağlı olmasına rağmen tarikat silsilesi değiştirilmeye çalışılmıştır.

Yüzyıllar boyunca geniş coğrafyalarda varlığını sürdüren tarikatların o coğrafyaların kültürel renklerine boyanmaları tarikatları farklı kılmaz. Zira tarikatlarda esas olan özdür.

Türkiye’de Yesevi tarikatı tamamen Bektaşi tarikatına dönüşmüştür. En yaygın tarikatlar Bektaşilik, Mevlevilik, Kadirilik, Rufailik, Nakşibendilik, Halvetiliktir. Diğer tarikatların büyük çoğunluğu bu tarikatların kollarıdır.

 

Severim Ben Seni Candan İçeri

 

Severim ben seni candan içeri
Yolum vardır bu erkandan içeri

Beni bende deme bende değilim
Bir ben vardır bende benden içeri

Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nere koyam benden içeri

O bir dilber durur yoktur nişanı
Nişan olur mu nişandan içeri

Beni sorma bana bende değilim
Suretim boş yürür dondan içeri

Beni benden alana ermez elim
Kadem kim basa sultandan içeri

Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksûdu bundan içeri

Kime didar gününden şu’le değse
Onun şu’lesi var günden içeri

Senin aşkin beni benden alıptır
Ne şirin dert bu dermandan içeri

Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet andan içeri

Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman’dan içeri

Unuttum din diyânet kaldı bende
Bu ne mezhebdürür dinden içeri

Dinin terkedenin küfürdür işi
Bu ne küfürdür imandan içeri

Geçer iken Yunus şeş oldu dosta
Ki kaldı kapıda andan içeri

Yunus Emre

 

 

“Şer-i şerif inkâr olunmaz ama, şeriat var şeriattan içeri,

Tarikatsız Allah bulunmaz ama, tarikat var tarikattan içeri.

Gördüğün şeriat şeriat değil, gittiğin tarikat tarikat değil,

Marifet sandığın marifet değil, marifet var marifetten içeri.

Vech-i Harabiyye gel eyle dikkat, Hakk’ın cemalini eylesin rüyet,

Sadece Hakk vardır demek değil hakikat, hakikat var hakikatten içeri.”

 

Harabi

 

Cemhaber.com

Tarih : 11.12.2015

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16Daha fazla mesaj var Erenler Kategori
Sizin için önerilen
Seyyid Nizamoğlu veya Seyyid Seyfullah Kasım

Seyyid Seyfullah Kasım İstanbul’da 16. asrın başlarında dünyaya gelmiş 1601 yılında ömrünü tamlayarak Silivri Kapı...