Taptuk Emre

Muhammed Ali yolunun ulu pirlerinden olan Taptuk Emre XII – XIII yüzyıl arasında yaşamış ve Anadolu’nun hakikat nuru ile aydınlanmasında görev almıştır. O zamanlar Kayseri’nin batısı Rum diyarı olarak anılmaktaydı. 57 bin Rum ereninin Piri Taptuk Emre idi. Bir çok derviş ve talip yetiştirdiği halde en çok Yunus Emre’nin Mürşit’i olarak bilinir. Önce Aksaray, Kırşehir, Karaman çevrelerinde irşat görevi yapan Taptuk Emre, Hacı Bektaş Veli’nin Anadoluya gelmesinden sonra Ankara, Nallıhan’a gelerek dergahını kurduğunu, Manisa, Eskişehir, Sakarya çevresinde aşk yolunu yaydığını söyleyebiliriz. Bir dönem Taptuk Emre’ye bağlı olanlar “Taptuklular” olarak adlandırılmıştır.

 

Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya gelişi

 

Hacı Bektaş Veli Velâyetnâmesi’nde kısaca anlatılan şöyledir: Hacı Bektaş Veli o zamanlar Rum diyarı olarak bilinen Anadolu’ya güvercin donunda geldiğinde Rum erenlerine, selam verir. “ elli yedi bin Rum Erenin başı Taptuk Emre, gözcüsü ile Karaca Ahmet idi. Hünkârın selam verdiği, Fatma Bacı’ya (Kadıncık ana) malum olur, ayağa kalkarak selamı alır. Rum erenleri -‘Kimin selamını aldın?’ diye sorarlar. ‘üzerimizden bir er geçti, Onun selamını aldık der Kadıncık Ana. Rum erenleri bu sırra vakıf olamazlar ve Hacı Bektaş Veli’nin Rum diyarına girmesine engel olmaya çalıştılar. Hacı Bektaş güvercin donunda Rum erenlerinin engellerini aşarak Sulucakarahöyük (Hacıbektaş) tepesinde bir kayanın üzerinde konar. Gözgü karaca Ahmet on sekiz bin alemi tekleyip çiftleyerek tefekküre dalar. Tüm yaratılmışı kendi çiftiyle görür. Sulucakarahöyük’te tek bir güvercin görünce içine bir ürperti düşer. –“olsa odur” der. Hacı Tuğrul’a Hacı Bektaş-ı Veli’yi al gel derler. Hacı Tuğrul doğan kılığına girerek Sulucakarahöyük’te bir kayanın üstüne konan, güvercini kapmak için hücum eder. Hacı Bektaş-ı Veli silkinerek insan donunda Hacı Tuğrul’un gırtlağını gözleri kıpkızıl olana ve tam nefesi kesileceği zaman kadar sıkar ve bırakır. Hacı Tuğrul – “Er ere böyle yaparmı?” der. Hacı Bektaş-ı Veli – “Er erin üstüne böyle gelirmi.?. Biz en masum donda geldik. Güvercinden daha masul bir varlık bulsaydık onun donunda gelirdik” der.

 

Hacı Bektaş’ın Rum erenlerini çağırması

Hacı Tuğrul’a gördüklerini git erenlere anlat ve onları buraya çağır der. Hacı Tuğrul bu durumu Rum Erenlerine anlatır. Rum erenlerinin hiç biri Hacı Bektaş-ı Veli huzuruna gelmez. Hacı Bektaş tüm erenlerin önce postlarını sonra kerametlerini alır. Bunun üzerine Rum Erenleri mecbur kalıp Hacı Beştaş’ın huzuruna çıkarlar, postlarının sırayla dizili olduğunu gördüler. Erenlerden birisi içimizden bir baş seçelim derler. Belirlenen sınavı sadece Hacı Bektaş geçince onu kendilerine baş olarak seçerler.

 

Taptuk Emre’nin en son gelmesi

Rum erenleri sırayla Hacı Bektaş-ı Veli’yi ziyaret ederler. Taptuk Emre ise en son istemeye istemeye gelir ve –Hak divanında bir perdenin arkasından nasip veren yeşil el sahibi dışında kimseye tabi olmam der.

Hacı Bektâs elini açıp yeşil beni gösterince, Emre secdeye kapanarak

Üç kere kere: “Taptuk Hünkârım” der. Bundan sonra adı Tapduk Emre kalır. Emre, basındaki

tacı çıkarıp Hünkâr’a teslim eder, Hünkâr tacını tekbirleyip giydirdi. O da izin alıp

makamına döner.

 

Taptuk Emre’nin makamları

Erenler ölümsüdür. Taptuk Emre gösterdiği kerametler ve halk tarafından benimsenip sevilmesinden dolayı birçok ilde Türbesi bulunmaktadır. Erenlerin sırrına vakıf olmak zordur.

 

Ankara ili, Nallıhan ilçesi, Emrem Sultan Köyü,

Aksaray İli’nin Ekecik Dağı yakınlarında bulunan Taptuk Köyü

Aksaray ili Eyübeli (Ortaköy) ilçesi Oflagu (Tapduk) Köyü,

Karaman ili şehir merkezinde bulunan Yunus Emre Camisi’nin bahçesi,

Manisa´nın Kula ilçesi yakınlarındaki Emre Köyünde Tapduk Emre türbesi ve bu türbenin eşiğinde

 

Yunus Emre´nin mezarı bilinenlerin bazılarıdır. Daha bilinmeyen ve yöresel olarak kalan makamlarının olması muhtemeldir.

Yunus Emre’den Taptuk Emre’ye aşk

 

Yunus Emre’yi Taptuk Emre’ye yollana yine Hacı Bektaş Veli’dir. “Git nasibini Taptuk Emre’den al, senin anahtarını ona verdik” der.

 

Varduğumuz illere, şol safa gönüllere Halka Tapduk mânâsın saçtık elhamdülillah

Taptuğun tapusuna, kul olduk kapısına.

Yunus miskin çiğ idik, piştik elhamdülillah…’

Yunus bir doğan idi kondu Taptuk koluna

Avın şikira geldi bu yuva kuşu değil. …

Yine esridi Yunus Taptuk yüzün görende

Baktığım yüzde gördüm Taptuğumun nurunu.

Bize kadir gecesidir bu gice Ko erte olmasın seher gerekmez

Yunus esrüyüben düştü sokakta Çağınr Taptuğunu ar gerekmez

cemhaber

Nihat Vural

30.03.2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

18Daha fazla mesaj var Erenler Kategori
Sizin için önerilen
Abdülkâdir Geylani’nin “Risale-i Gavsiye” eserinden

“Risale-i Gavsiye” Abdülkâdir Geylani   Muhammed Ali soyunun ve yolunun yolcularından olan Abdul Kadir Geylani,...