İmam Hüseyin’e Cümle Cihan Ağlar


Rivayete göre Hz. İmam Hüseyin doğduğu zaman, Cebrail-i Emin, gelip Hz. Peygamber Efendimize, Hüseyin’in doğumunu kutlar ve aynı zamanda başsağlığı diler.

Hz. Peygamber, “Ey Cebrail! Hüseyin’in doğumunu kutladın bunu anladım, fakat başsağlığının sebebini anlayamadım” der
Cebrail, “Ey Allah’ın Resulü, Yüce Allah, doğmuş olan torunun Hüseyin’in Kerbela denilen yerde senin düşmanların tarafından şehit edileceğini bildirdi. Bundan dolayı da baş sağlığı dilememi istedi” der.

Alemlere rahmet olarak gönderilen Allah’ın Resulü, çok üzülür ve durumu yanında bulunan Hz. Ali’ye anlatır. Hz. Ali Efendimiz de çok üzülür. Eve geldiğinde durumu Cennet Seyyidesi Hz. Fatıma anamıza anlatır.
Hz. Fatıma, perişan bir vaziyette babasına koşar ve haberi bir de onun ağzından duymak ister.

Hz. Peygamber Efendimiz, “Evet kızım! Bunu bana Cebrail bildirdi” der
Hz. Fatıma: “Babacığım! Bu olay ne zaman olacak, bizler bu acı olayı görecek miyiz” diye babasına sorar.

Hz. Peygamber, “Hayır kızım! Bunu ne ben, ne sen ne Ali ve ne de torunum Hasan göremeyeceğiz” der.

Hz. Fatıma anamız, perişan bir vaziyette: “Ey Babacığım! Hiç birimizin olmadığı bu acı günde benim evladım için kimler ağlayacak, kimler onun yasını tutacak diyerek” ağlamaya başlar.

O, vakit gayb âleminden bir ses: “Ey Fatıma! Sen hiç tasalanma, senin oğlun Hüseyin’nin yasını tutacak ve onun için ağlayacak öyle bir nesil gelecek ki, dünya durdukça Hüseyin için ağlayacaklar ve onun yasını tutacaklar” der.

İşte değerli Ehlibeyt dostları! Görüyoruz ki, Fatıma anamıza “Gayb Aleminden” söylenen söz” gerçekleşmiştir. Daha önceki bir yazımda belirttiğim gibi Kerbela Çölünde, Hz. İmam Hüseyin’nin ve diğer Kerbela şehitlerin kanlarına bulanmış olan kızgın kum tanecikleri, çöl rüzgarları ile dünyanın dör tbir yanına savruldu ve her kum tanesi, bir İmam Hüseyin ve diğer Kerbela şehidi olarak tüm dünyaya yayıldılar.

Evet değerli Ehlibeyt dostları! Hz. İmam Hüseyin, Yüce Allah tarafından kendisine verilen görevi, hiç tereddüt etmeden yerine getirdi ve Yezid’e karşı dik duruşuyla tüm İslam âleminin sevgisini ve muhabbetini kazandı. Bunun tersini yapsaydı, dünyevi nimetlere ve Yezid’in kendisine sunacağı görkemli hayatı tercih edip, ona biat etseydi veya bir yolunu bulup kaçıp kurtulsaydı, o zaman ne olurdu?

İşte esas felaket o zaman olurdu, çünkü Hz. İmam Hüseyin, tarihe bambaşka bir isimle geçerdi. Söylemeye bile dilim varmıyor. Biz o zaman ne İmam Hüseyin’den ne de Ehlibeyt’ten söz edemezdik. Bilmem yanılıyor muyum?

Hakkı SAYGI (BABA)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

16Daha fazla mesaj var Kerbela Kategori
Sizin için önerilen
Muharrem Orucu – İmam Hüseyin

Muhammed Mustafa ve Ehlibeyt aşıkları Muharrem orucu gibi matem ve aşk ibadetini yüz yıllardın canları...