Hıdır Dede ve Hıdırlık Pilavı – Taraklı

Sakarya ili Horasan Erenleri olarak adlandırılan Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş-ı Veri dervişleri ve halifeleri tarafından daha Osmanlı beyliği buralara hakim olmadan önce gönül fethi ile İslam olmuş bir bölgedir. Hacı Bektaş-ı Veli halifelerinden Akyazılı Sultan ve kardeşleri öncü olmak üzere erenler tarafından fethedildiği için hala “Tövbeler tövbesi, Erenler türbesi” deyimi yörede yaygın olarak söylenmeye devam ediyor. Akyazı, Erenler ilçeleri gibi isimler yine adaleti ve ölmeden önce ölmeyi temsil eden tahta kılıçlı bu evliyaların isimleri taşır.

Sakarya ilinin Taraklı ilçesi ipek yolu üzerinde bulunması nedeni ile önemli bir yerleşim yeriydi. Hıdır dede Taraklı’nın gönül fethini gerçekleştiren bir evliya olarak bilinir. Hıdır Dede’nin Karaca Ahmet Sultanın evladı olduğu yönünde bilgiler olsa da en güçlü bilgi onun Hacı Bektaş-ı Veli halifelerinde Akyazılı Sultanın kardeşlerinden biri olduğudur. Sakarya’nın Hendek ilçesinde bulunan Selman Dede, Eren Dede, Sarı Dede, Keremali Dede Akyazılı Sultan’ın diğer kardeşleridir. Tabi Karaca Ahmet’in torunlarında olma ihtimalide var.

Ahi Evran dervişleri, Üçler, Kırklar, Kızlar, Dokuzlar gibi velilerin mühür vurduğu Taraklı ilçesinde Hıdır Dede’nin türbesi yüzyıllardır halk tarafından ziyaret edilmekte ve her yıl geleneksel hale gelen “Hıdırlık Pilavi” lokma olarak dağıtılmaktadır. Kurtuluş savaşında kısa bir süre yapılamayan ve 1960 yıllardan sonra unutulmaya güz tutan bu gelenek 1995 yılından sonra Hıdır Dede sevenleri tarafından tekrar başlatılmış ve her yıl Haziran ayı içinde kutlanarak geleneksel hale getirilmiştir. Her yıl tekrarlanan Hıdırlık Pilav lokması etkinliği ile Şükür ve duaların eşliğinde lokmalar dağıtılmaktadır. Coşkulu ve aşk ile kutlanan bu etkinlik bir ibadet aşkı ile yapılmaktadır.

 

Yine etkisi azalsa da Hıdırellez etkinlikleri ziyaretler, lokmalar ve dualar ile hala bu bölgede etkin olarak kutlanmaktadır. Yaren geleneği, misafir ağırlanması, koy odaları gibi bir çok uygulamanın hala canlı olarak yaşamaktadır. İlçede bir tekenin bulunduğu, özellikle hastalara yörede çıkan şifalı sular ile şifa dağıtıldı diğer bir bilgi. Tekkenin 1826 yılında ikinci Mahmut tarafında veya 1925 yılında teke ve zaviyelerin kapatılmasından sonra kapatılıp kapatılmadı konusunda araştırma yapılması gerekiyor. Kanımızca izlerinin silinmesi nedeni ile 2. Mahmut döneminde kapatılması muhtemeldir. Yavuz Sultan Selim’in burada cami yaptırmasının nedeni saltanata bağlı bir din anlayışı ile Tekkelerin kontrol edilmek istenmesinden kaynaklanıyor.  Hz. Muhammed’in mescidinin benzeri olan Tekkeler aynı zamanda birer mescit görevi gördüğü halde 1500 yıllından sonra tekkelerin çoğunun içine veya yanına cami yapılmıştır. Bu tarihten sonra Ahilik ve Bektaşilik etkisinin yavaş vayaş bu bölgelerde azalmaya başladığı 1926 yılında tekkelerin kapatılması ile daha da zayıfladığı tarihi bir gerçektir.

 

Erenlerin lütfu ve kerameti bitmez. Erenler kendi manevi varlıklarını sevenlerine daima hissettirirler. Aşk ile Hıdır Dedeyi ziyaret eden, gönlünü pak edip bağlanan asla mahrum kalmaz.

 

Hıdır Dede’nin ruhuna aşk ile Ya HU…

 

Nihat Vural

20.03.2016

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17Daha fazla mesaj var Erenler Kategori
Sizin için önerilen
Ahi Evran – Hacı Bektaş-ı Veli

Hünkar Hacı Bektaş Anadolu’ya gelince tüm erenler onun serçeme olduğua inanıp ona bağlandılar. Bunlardan biri...